Yıllık Ücretli İzin Bakımından Çalışılmış Sayılan Haller Nelerdir?
Yıllık ücretli izin, işçilerin hem dinlenme hem de sağlık ve sosyal yaşamlarının korunması amacıyla sağlanan temel bir haktır. İş Kanunu, bu hakkın kullanılabilmesi için işçinin belirli bir çalışma süresine sahip olmasını şart koşar. Ancak, bu sürenin hesabında yalnızca fiilen çalışılan günler değil, aynı zamanda çalışılmış gibi sayılan süreler de dikkate alınmaktadır. Bu düzenleme, işçilerin çeşitli
Read More
İşçi Ücretinden Mahsup ve Takas Mümkün Müdür?
Ücret, iş hukuku literatüründe, işçinin iş sözleşmesine dayanarak işverenin gözetim ve denetimi altında yürüttüğü iş karşılığında işveren tarafından kendisine ödenen ekonomik değer olarak tanımlanmaktadır. İş sözleşmesinin temel unsurlarından biri olan ücret, hem işçiyi işverene bağımlı kılmakta hem de işçinin yaşamını sürdürebilmesi açısından hayati bir öneme sahiptir. Ücretin bu önemi, işçi lehine getirilen özel hukuki korumaları
Read More
İşverene Karşı Davası Bulunan Tanıkların Açıklamalarına İtibar Edilir Mi?
İş hukuku uygulamasında, aynı işyerinde çalışmış ve işverene karşı dava açmış işçilerin, bu davalarda birbirlerine tanık olarak gösterilmesi sıkça rastlanan bir durumdur. Bu tür tanıklıklar, işverenler tarafından sıklıkla itiraz konusu yapılmakta ve mahkemeler arasında farklı yorumlara yol açmaktadır. Bazı mahkemeler, işverenle husumeti bulunan tanıkların beyanlarını dikkate alarak hüküm kurarken, bazıları bu tür beyanları güvenilir bulmamaktadır.
Read More
İş Kazası Olarak Değerlendirilen Haller Nelerdir?
İş Kazasının Tanımı ve Hukuki Önemi İş kazası, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik hukuku açısından kritik öneme sahip bir olgudur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde iş kazası, “sigortalının çalışması sırasında veya işin yürütümü ile bağlantılı olarak meydana gelen, bedensel veya ruhsal zarara yol açan olay” şeklinde tanımlanmıştır.
Read More
Yetki İtirazı: Tanımı ve İleri Sürülme Süreci
Hukuki uyuşmazlıklarda tarafların, davanın açıldığı mahkemenin yetkili olup olmadığını tartışma hakkı, HMK’da düzenlenen yetki itirazı mekanizması ile güvence altına alınmıştır. Yetki itirazının ileri sürülmesi, yargılamanın doğru mahkemede ve usulüne uygun şekilde yürütülmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu makalemizde, HMK hükümleri ve Yargıtay içtihatları ışığında, yetki itirazının hangi şartlarda ve hangi süreler içerisinde ileri sürülebileceğini detaylı
Read More
Kötüniyetli Yetki İtirazı Yargılamayı Nasıl Etkiler?
Hukuk sistemimizde mahkemelerin görev ve yetki sınırları, adil ve etkin bir yargılama sürecinin temel unsurlarından biridir. Tarafların, yetkili mahkemenin belirlenmesi amacıyla yetkisizlik itirazı hakkını kullanmaları, HMK kapsamında düzenlenmiş ve tarafların hak arama özgürlüğünü güvence altına alacak şekilde yapılandırılmıştır. Bununla birlikte, söz konusu itirazın kötü niyetle, yani davayı uzatma veya karşı tarafın haklarına geç erişmesini sağlama
Read More
Hayatın Olağan Akışına Uygunluk: Tanımı ve İspata Etkisi
Türk Hukukunda ispat yüküne ilişkin temel düzenleme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde yer almaktadır. Anılan hükme göre, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Bu düzenleme, özel hukuk uyuşmazlıklarında ispat yükünün hangi tarafta olacağını belirleyen genel bir ilkedir. İspat yükü, sadece usule ilişkin bir kavram olmayıp
Read More
Bilirkişinin Görev Alanı ve Yetki Sınırları
Bilirkişilik kurumu, hukuk yargılamasında ve ceza yargılamasında, hâkimin çözümünde özel veya teknik bilgiye ihtiyaç duyduğu durumlarda başvurulan bir mekanizma olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilirkişinin görevi; uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamak amacıyla, kendi uzmanlık alanındaki bilgi birikimi ile mahkemeye yol göstermektir. Bilirkişinin raporu, hâkim için bağlayıcı nitelikte olmamakla birlikte, çoğu davada hükme esas alınan en önemli delillerden biri
Read More
Bilirkişi Raporu Kesin Delil Sayılır Mı?
Yargılamanın temel amacı, somut olayın maddi gerçeğini ortaya çıkarmak ve taraflar arasında adil bir hüküm tesis etmektir. Bu amaca ulaşmanın en önemli araçları ise delillerdir. Deliller, yargılama sürecinde hem tarafların iddialarını ispatlamalarına hem de hâkimin karar verirken dayandığı vakıaları belirlemesine hizmet eder. Ancak her delilin hukuki niteliği ve ispat gücü farklıdır; bu nedenle delillerin sınıflandırılması
Read More
Başkalarına Ait Kimlik Bilgilerinin Kullanılması ve Cezai Sonuçları
Günümüzde kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması, dijitalleşmenin artmasıyla birlikte en sık karşılaşılan suç tiplerinden biri haline gelmiştir. Özellikle adli süreçlerden kaçınmak, yakalanmamak veya hukuki sorumluluğu başkasının üzerine yüklemek amacıyla başkasına ait kimlik ya da kimlik bilgilerinin kullanılması, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Bu düzenleme, yalnızca bireylerin kimlik güvenliğini değil, aynı zamanda adalet
Read More