Failin, suçun maddi unsurunu belirli bir kişi veya konuya yöneltmiş olmasına rağmen, kullandığı araçların yetersizliği ya da yöntem hatası sebebiyle tamamen farklı bir neticenin veya ek neticelerin doğması halinde ceza sorumluluğu nasıl tayin edilir? Ceza hukuku doktrininde kast ve kusurluluk teorileriyle yakından ilişkili olan “hedefte sapma” müessesesi, failin zihnindeki erek (hedef) ile dış dünyada meydana gelen somut netice arasındaki uyumsuzluğu ifade eder. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (“TCK”) mülga 765 sayılı Kanun’un aksine açık ve müstakil bir norm olarak düzenlenmeyen bu kurum, ceza hukuku teorisinde ve yüksek mahkeme içtihatlarında varlığını güçlü bir biçimde sürdürmektedir. Sapma, doğası gereği teknik manada “hata” kurumu içerisinde mütalaa edilmemekle birlikte, tıpkı esaslı olmayan hata hallerinde olduğu gibi failin kusurluluğunu ve kastını ortadan kaldırmamaktadır. Bu makalede, hedefte sapmanın kavramsal çerçevesi, neticelerine göre çeşitleri, suçların içtimaı kurallarıyla ilişkisi ve Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararları incelenmiştir.
1. Hedefte Sapmanın Tanımı ve Kavramsal Sınırları

Kast ve Netice Arasındaki Sapma Teorisi
En temel anlamıyla sapma, fail tarafından kast edilen ile dış dünyada fiilen meydana gelen netice arasındaki farkı ifade eder. Hedefte sapma; gerek suç yolunda icra hareketleri gerçekleştirilirken kullanılan araçların teknik yetersizliği, gerekse de elverişli bir aracın yanlış veya etkisini zayıflatacak/değiştirecek bir biçimde kullanılması sonucunda vücut bulur. Bu durumlarda failin hareketi yaparken güttüğü asıl erekten tamamen bağımsız bir netice ya da hedeflenen neticenin yanında yine farklı bir ek netice meydana gelmektedir.
Kusurluluğa ve Suçun Oluşumuna Etkisi
Hedefte sapma, ceza hukuku dogmatiğinde hata kurumu içerisine dahil edilmemiştir. Ancak sapma da tıpkı esaslı olmayan bir hata hali gibi kusurluluğu etkilememektedir. Sapma durumunda dış dünyaya suç olarak yansıyan hareket, tüm tipik ve kanuni unsurları bünyesinde barındırmaya devam eder; sadece suçun üzerinde gerçekleştiği mağdurun veya konunun değişmesi, işlenen fiili suç olmaktan çıkarmamaktadır. Suç, korunan hukuki değer yönünden varlığını aynen korur.
2. Doğurduğu Neticelerin Çeşitliliğine Göre Hedefte Sapma Türleri
Uygulamada hedefte sapma eylemleri, ortaya çıkan zararlı neticelerin niceliğine (sayısına) ve konusuna göre üç ana başlık altında tasnif edilmektedir:
| Hedefte Sapma Türü | Açıklama | Netice |
|---|---|---|
| Tek Neticeli Sapma | Failin kast ettiği asıl hedefi ıskalayıp, tek bir farklı hedefe yönelmesi ve zarar vermesi durumudur. | Asıl hedef gerçekleşmez, yalnızca tek bir farklı netice meydana gelir. |
| Çift Neticeli Sapma | Failin hem asıl hedefe hem de istemediği ek bir hedefe zarar vermesi durumudur. | Asıl netice + ek bir zarar birlikte ortaya çıkar. |
| Çok Neticeli Sapma | Failin davranışı sonucu asıl hedef dışında birden fazla kişi veya malvarlığı unsurunun zarar görmesi durumudur. | Birden fazla ek netice oluşur. |
- Tek Neticeli Sapma: Failin hedef aldığı konunun tamamen ıskalanarak, salt bir başka konunun veya şahsın etkilenmesi durumudur. Örneğin; failin (A) kişisini yaralamak amacıyla ateşlediği silahtan çıkan kurşunun (A)’ya hiç isabet etmeyerek doğrudan (B) kişisini yaralaması bu kapsamdadır.
- Çift Neticeli Sapma: Failin hem hedeflediği neticeye ulaşması hem de bunun yanında ek bir neticenin doğması halidir. Failin (A) kişisini yaralamak amacıyla ateş etmesi neticesinde kurşunun (A)’yı yaralamakla kalmayıp, aynı zamanda bir apartmanın camına da isabet ederek zarar vermesi çift neticeli sapmaya örnek teşkil eder.
- Çok Neticeli Sapma: İcra hareketi sonucunda ikiden fazla farklı neticenin eş zamanlı meydana gelmesidir. Failin ateş açması sonucu kurşunların hem hedefteki (A)’ya, hem onun yanındaki arkadaşı (B)’ye, hem de çevredeki apartman camına sirayet ederek zarar vermesi bu başlık altında değerlendirilir.
3. Cezai Yaptırım Rejimi ve Suçların İçtimaı Esasları
Mevcut ceza kanunumuzda hedefte sapmaya ilişkin özel bir yasal düzenleme yer almadığından, faile cezai yaptırım uygulanırken ve hukuki durum tayin edilirken ceza hukukunun genel esaslarından ve suçların içtimaı hükümlerinden yararlanılması zorunludur.
Tek, Çift ve Çok Neticeli Sapmalarda Yaptırım Metodolojisi
- Tek Neticeli Sapmada: Faile hem hedef aldığı hem de suçun neticesinin gerçekleştiği konu nedeniyle cezai yaptırım uygulanır. Bu durumda, hedef alınan asıl konu açısından eğer yasal şartları oluşmuş ise “suça teşebbüs” hükümlerine başvurulması gerekmektedir.
- Çift veya Çok Neticeli Sapmalarda: Bu hallerde, tek neticeli sapmanın aksine teşebbüs hükümlerine gidilmeden, doğrudan doğruya dış dünyada meydana gelen tüm somut sonuçlar göz önünde tutularak cezai yaptırım takdir edilir. Olayın özelliklerine göre suçların içtimaı hükümleri işletilerek adil bir ceza dengesi kurulur.
4. Yüksek Mahkemenin Emsal Niteliğindeki İçtihatları

Yargıtay, hedefte sapmanın gerçekleştiği uyuşmazlıklarda, korunan hukuki menfaatlerin çeşitliliğini ve hareketin niteliğini inceleyerek, eylemlerin tek bir fiil sayılamayacağına ve her bir netice için ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğine hükmetmektedir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin İçtihadı
Yargıtay 1. CD, 08.05.2017 T., E.2017/115, K.2017/1481: “Sanığın, mağdura bıçakla saldırdığı, ancak onun yerine hedefte sapma sonucu yanında bulunan kardeşi maktulü olası kastla öldürdüğü kabul edilen somut olayda, kavgayı ayırmak amacıyla aralarına giren maktulün ölebileceğini ya da yaralanabileceğini öngörmesine karşın, bunu göze alarak mağdura doğru birden çok bıçak savurma şeklindeki eyleminin suçla korunan hukuki menfaatler göz önünde bulundurulduğunda hukuki anlamda tek fiil sayılması mümkün olmayıp, TCK’nın 44. maddesinin (farklı neviden fikri içtima) uygulanma şartları oluşmadığı, maktul ve mağdura yönelik eylemleri sebebiyle ayrı ayrı değerlendirme yapılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir.”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun İçtihadı
Yargıtay CGK, 10.12.2013 T., E.2012/1-1572, K.2013/600: “Sanığın kardeşi E.K.’ı öldürmek amacıyla iki el ateş ettiği, ancak onun yerine hedefte sapma sonucu yanında bulunan yengesi L.K.’ın olası kastla yaralanmasına neden olduğu somut olayda, kardeşinin hemen yakınında bulunan yengesinin de ölebileceğini ya da yaralanabileceğini öngörmesine karşın, bunu göze alarak birden çok kez ateş etmesi eyleminin hukuki anlamda tek fiil sayılması mümkün olmayıp, TCK’nın 44. maddesinin uygulanma şartları oluşmamıştır. Bu nedenle, sanığın katılan E.K.’a yönelik kasten öldürme suçuna teşebbüs ve L.K.’a yönelik olası kastla yaralama eylemlerinden ayrı ayrı cezalandırılmasına dair yerel mahkeme hükmünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.”
Sıkça Sorulan Sorular

1. Hedefte sapma nedir, ceza hukukunda nasıl tanımlanır? Hedefte sapma, failin suç işleme kastıyla gerçekleştirdiği hareketin, kullanılan araçlardaki veya yöntemdeki aksaklıklar sebebiyle kastettiği konudan saparak farklı bir kişi ya da nesne üzerinde netice doğurmasıdır. Kast edilen hedef ile gerçekleşen sonuç arasındaki bu uyumsuzluk sapmanın özünü oluşturur.
2. Yeni Türk Ceza Kanunu’nda hedefte sapmaya ilişkin açık bir madde var mıdır? Hayır. 5237 sayılı yürürlükteki Türk Ceza Kanunu’nda, eski 765 sayılı Kanun’un aksine “hedefte sapma” ismiyle müstakil bir yasal düzenleme yer almamaktadır. Ancak bu durum kurumun yok sayıldığı anlamına gelmez; sapma durumlarında ceza yaptırımı belirlenirken TCK’nın genel esasları ve içtima hükümleri uygulanır.
3. Hedefte sapma durumunda fail “Ben aslında onu vurmak istememiştim” diyerek cezadan kurtulabilir mi? Kesinlikle hayır. Hedefte sapma, ceza hukukundaki esaslı hata hallerinden biri değildir ve failin kusurluluğunu ortadan kaldırmaz. Hareket tüm tipik unsurları ile suç oluşturmaya devam eder; sadece suçun mağdurunun değişmiş olması fiilin suç olma niteliğini ve failin cezai sorumluluğunu etkilemez.
4. Tek neticeli sapma ile çift neticeli sapma arasındaki temel fark nedir? Tek neticeli sapmada asıl hedef tamamen ıskalanır ve sadece hedef dışındaki tek bir üçüncü kişi veya nesne zarar görür (bu durumda asıl hedefe teşebbüs, gerçekleşen neticeye ise doğrudan ceza verilir). Çift neticeli sapmada ise hem asıl hedeflenen kişi vurulur hem de sapma neticesinde ek olarak başka bir kişi ya da nesne zarar görür.
5. Bir kişiye ateş ederken kurşunun başkasına gelmesi durumunda tek bir cezaya mı hükmedilir? Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında da net bir şekilde ortaya konulduğu üzere, korunan hukuki menfaatler dikkate alındığında bu tür eylemler hukuki anlamda tek bir fiil sayılmaz. Fail hem asıl hedef aldığı kişiye yönelik eyleminden (örneğin kasten öldürmeye teşebbüs) hem de sapma sonucu zarar gören kişiye yönelik eyleminden (örneğin olası kastla yaralama) ötürü ayrı ayrı cezalandırılır.
6. Hedefte sapma davalarında “olası kast” hükümleri nasıl uygulanır? Fail, asıl hedefine yönelirken onun hemen yakınında veya etki alanında bulunan diğer üçüncü kişilerin de zarar görebileceğini, yaralanabileceğini veya ölebileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ediyorsa, sapma sonucu zarar gören bu üçüncü kişilere karşı “olası kastla” hareket etmiş sayılır ve cezası olası kast hükümleri uyarınca tayin edilir.
Geçmez Hukuk Bürosu