Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandır haber alınamayan kişilerin, ölmüş olma ihtimalinin kuvvetli olduğu durumlarda, mahkeme tarafından gaiplik kararı verilebilir. Bu karar, hukuken kişinin ölümüne benzer sonuçlar doğurur ve özellikle miras hukukuna ilişkin önemli etkiler ortaya çıkarır.
Gaiplik Kararı Sonrasında Mirasın Açılması
Gaiplik kararı verilmesiyle birlikte, gaibin mirası normal bir ölüm hâlinde olduğu gibi mirasçıları arasında paylaştırılabilir. Ancak bu aşamada, mirasçılar miras paylarını doğrudan ve kesin şekilde elde etmezler.
Türk Medeni Kanunu uyarınca, mirasçılar terekeye ilişkin malları teslim almadan önce, bu malları ileride gaibin kendisine veya hak iddiasında bulunabilecek üstün hak sahiplerine geri vereceklerine dair bir güvence göstermek zorundadırlar. Bu güvence, gaiplik kararının en temel koruma mekanizmasıdır ve olası haksız zenginleşmelerin önüne geçmeyi amaçlar.
Güvence Süreleri ve Hesaplama Yöntemi
Gösterilmesi gereken güvence süresi, gaipliğe yol açan duruma göre değişiklik gösterir:
- Ölüm tehlikesi içinde kaybolma hâlinde: 5 yıl,
- Uzun süredir haber alınamama hâlinde: 15 yıl,
- Her durumda en fazla gaibin yüz yaşına ulaşmasına kadar güvence gösterilmesi gerekir.
Beş yıllık süre, tereke mallarının tesliminden; on beş yıllık süre ise son haber tarihinden itibaren hesaplanır.
Gaibin Ortaya Çıkması veya Üstün Hak Sahiplerinin Talebi
Eğer gaip kişi sonradan ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri süren kişiler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olan mirasçılar, zilyetlik kuralları çerçevesinde aldıkları malları geri vermekle yükümlüdürler.
Ancak güvence süresinin dolmasından sonra ortaya çıkan kişiler bakımından durum farklıdır. Bu kişiler, tereke mallarını teslim alanlara karşı miras sebebiyle istihkak davası açabilirler.
Bu davaya ilişkin zamanaşımı süresi, Türk Medeni Kanunu’nun 639. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:
“Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.”
Bu hüküm gereğince, gaipliğe bağlı olarak tereke mallarını elde edenler, güvence süresi geçtikten sonra ancak iyiniyetli olmaları koşuluyla sorumluluktan kurtulabilirler.
Miras Açıldığında Kişinin Bulunamaması Hâli

Mirasın açıldığı anda kişi ortada bulunmuyorsa ve sağ olup olmadığı bilinmiyorsa, miras payı resmen yönetilir. Bu yönetim, kişinin gaip sayılması ihtimaline karşı alınan geçici bir önlemdir.
Bu durumda, kişinin miras payının kendisine kalacağını iddia eden mirasçılar, gaipliğe ilişkin hükümlere uygun şekilde mahkemeden gaiplik kararı verilmesini talep edebilirler. Karar verilmesi hâlinde, bu kişiler yukarıda açıklanan güvence ve teslim hükümlerine tabi olurlar.
Gaibin Mirasçılarına Sonradan Miras Düşmesi
Gaibin mirasçıları tereke mallarını teslim aldıktan sonra gaibe yeni bir miras düşerse, bu durumda da özel bir düzenleme söz konusudur.
Gaiplik kararı nedeniyle terekeyi teslim almış olan mirasçılar, gaibe düşen yeni miras payının da kendilerine teslimini isteyebilirler. Bu durumda ayrıca yeni bir gaiplik kararı alınmasına gerek yoktur. Çünkü önceki gaiplik kararı, hem gaibin malvarlığı hem de sonradan kazanacağı haklar bakımından hüküm doğurur.
Devletin Gaiplik Talebinde Bulunması ve Mirasın Devlete Geçmesi
Eğer kişinin malvarlığı on yıl süreyle resmen yönetilmiş olmasına rağmen kendisinden hâlâ haber alınamıyorsa veya kişi yüz yaşını geçmiş bulunuyorsa, Hazine tarafından gaiplik kararı verilmesi talep edilebilir.
Mahkemece yapılacak ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksi bir düzenleme bulunmadığı sürece, gaibin mirası Devlete geçer.
Bu durumda dahi Devlet, gaip veya üstün hak sahibi olarak sonradan ortaya çıkan kişilere karşı, mirası teslim alan diğer mirasçılar gibi geri verme yükümlülüğü altındadır.
Sonuç
Gaiplik kararı, yalnızca kişinin hukuki varlığını sonlandırmakla kalmaz; aynı zamanda miras hukukunda da önemli sonuçlar doğurur. Mirasın açılabilmesi, malların teslimi, güvence süresi ve olası istihkak davaları bu kararın doğrudan etkilediği alanlardır.
Bu yönüyle gaiplik, hem mirasçılar hem de hak sahipleri bakımından dikkatle takip edilmesi gereken bir kurumdur. Uygulamada olası hak kayıplarının önüne geçebilmek için, gaiplik kararının alınmasından mirasın teslimine kadar olan sürecin hukuki danışmanlık eşliğinde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Geçmez Hukuk Bürosu