İşçilerin emeği karşılığında elde ettiği ücret, Anayasa ve ilgili yasal düzenlemelerle özel olarak koruma altına alınmış temel bir haktır. Bu hakkın haczedilmesine ilişkin esaslar; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 83. ve 355. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesinde ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre; bir işçinin çalışmasının karşılığı olarak elde ettiği maaş, ücret, prim, ikramiye ve benzeri nitelikteki düzenli ödemelerin yalnızca dörtte biri hacze konu edilebilir. Geriye kalan dörtte üçlük kısım ise işçinin ve ailesinin zorunlu geçim giderlerini karşılayabilmesi amacıyla kanunen hacizden istisna tutulmuştur.
Bu düzenlemelerle, borçlu işçinin hem borcunu ödemesi hem de insanca bir yaşam sürdürebilmesi arasında makul bir denge kurulması hedeflenmiştir. Zira işçinin maaşının tamamının haczedilmesi, onu ve ailesini yoksulluğa sürükleyebileceği gibi, iş verimini ve sürekliliğini de tehlikeye düşürebilecektir. Bu nedenle, istisnai durumlar dışında, işçi ücretlerinin dörtte birinden fazlası icra takibine konu edilemez.
Maaş Haczi Uygulaması ve Müzekkere Süreci

Uygulamada, maaş üzerinde haciz işlemi, borçlu işçinin çalıştığı işverene icra müdürlüğü tarafından gönderilen bir “maaş haciz müzekkeresi” aracılığıyla yürütülür. Bu müzekkere ile işveren, borçlunun aylık maaşından kanunen belirlenen oranda (1/4) kesinti yapmak ve bu kesintiyi icra dosyasına yatırmakla yükümlü kılınır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde işveren hakkında üçüncü kişi sıfatıyla icra takibi yapılması mümkündür.
Ancak dikkat edilmelidir ki; bazı maaş haciz müzekkerelerinde yalnızca maaş ve ücret değil, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve sair işçilik alacakları da kapsama dâhil edilmekte ve bu husus uygulamada tereddüt yaratmaktadır.
Farklı Bir Usulle Kıdem ve İhbar Tazminatlarının Haczi
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, kıdem ve ihbar tazminatları; düzenli ve sürekli nitelikteki ücret ödemelerinden farklı bir mahiyete sahip olup, doğrudan maaş kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle, bunların haczinde maaşlara özgü dörtte bir kuralı uygulanamaz.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin E.2004/22540, K.2004/26972 sayılı kararında; “Kıdem ve ihbar tazminatlarının ücretten sayılacağına dair yasal bir düzenleme bulunmadığından, bu ödemelerin tamamının haczedilebileceği” açıkça ifade edilmiştir. Bu itibarla, işçiye ödenmesi gereken kıdem ve ihbar tazminatları, hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın bütünüyle haczedilebilir.
Kıdem ve İhbar Tazminatının Haczi İçin Doğru Prosedür: 89/1 Haciz İhbarnamesi
Düzenli ve süreklilik arz eden maaşlar için maaş haciz müzekkeresi kullanılırken; tek seferlik, toplu nitelikte olan kıdem ve ihbar tazminatlarının haczinde farklı bir prosedür izlenmelidir. Bu gibi ödemelerin haczi, İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gönderilecek “haciz ihbarnamesi” ile mümkün olmaktadır.
89/1 haciz ihbarnamesi, doğrudan işverene tebliğ edilmekte olup; işverene, borçlu işçinin doğmuş veya doğacak olan kıdem ve ihbar tazminatı alacakları olup olmadığını bildirmesi ve varsa, borç miktarına yetecek kısmı icra dosyasına yatırması yükümlülüğü getirmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde işveren, borçlunun alacaklısına karşı üçüncü kişi sıfatıyla sorumluluk altına girebilir.
Diğer İşçilik Alacaklarının Haczi
Kıdem ve ihbar tazminatları haricindeki işçilik alacakları (fazla mesai, yıllık izin ücreti, prim, ikramiye vb.) ise somut olayın özelliklerine göre farklı biçimlerde değerlendirilir. Bu ödemeler, eğer süreklilik arz eden nitelikte ise ücret kapsamında kabul edilir ve yalnızca dörtte biri haczedilebilir. Ancak tek seferlik, toplu nitelikte yapılan ödemeler ise kıdem ve ihbar tazminatı gibi değerlendirilerek tamamının haczi mümkün olabilir. Bu durumda da 89/1 haciz ihbarnamesi prosedürü işletilmelidir.
Sonuç ve Değerlendirme
İşçi ücretlerinin haczine ilişkin yasal düzenlemeler, hem borçlu işçinin temel geçim hakkını korumayı hem de alacaklının menfaatini dengelemeyi amaçlamaktadır. Ücretlerin yalnızca dörtte birinin haczedilebilmesi, işçinin yaşamını sürdürebilmesi için elzemdir. Bununla birlikte, kıdem ve ihbar tazminatları gibi toplu ve tek seferlik ödemeler, bu koruma dışında bırakılmış olup tamamının haczi mümkündür.
Dolayısıyla, işverenlerin ve tarafların bu farkları gözeterek işlem yapmaları, hukuki yükümlülüklerini doğru biçimde yerine getirmeleri büyük önem arz etmektedir. Aksi takdirde, işverenler üçüncü kişi sıfatıyla sorumlu tutulabileceği gibi, işçi de alacaklı karşısında hak kaybına uğrayabilir.
Comments (2)
İşçinin Kötü Niyet Tazminatı Alabilmesi İçin Gereken Koşullar - Geçmez Hukuk Bürosu | Avukatlık Ve Danışmanlık | İzmir
says Haziran 11, 2025 at 01.13[…] İşçilerin Tazminat Hakları Haczedilebilir mi? […]
Yangında Zarar Görenlerin Hakları | Orman Yangınında Tazminat
says Temmuz 06, 2025 at 15.13[…] Yangını Nedeniyle Tazminat […]