Bu çalışmada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 107. maddesinde düzenlenen Belirsiz Alacak Davası müessesesinin 12. Yargı Paketi teklifi uyarınca mülga edilmesi ve buna paralel olarak HMK m. 109’da tanzim olunan Kısmi Dava kurumunun genişletilerek yeniden yapılandırılması tahlil edilmektedir. Makalede; belirsiz alacak davasının ilga edilme gerekçeleri, kısmi davada tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus talep artırım imkânı, iddianın genişletilmesi yasağının istisnası, artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmesi esası, faiz başlangıcı, geçiş hükümleri (zaman bakımından uygulanma) ve taraf stratejileri (davacı/davalı) akademik ve usuli açıdan derinlemesine incelenmektedir.
Giriş Ve Problemâtik
Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki en tartışmalı müesseselerden biri olan belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılması ve kısmi davanın zamanaşımını dava tarihinden itibaren kesen yeni yapısının benimsenmesi; yargılamanın makul sürede tamamlanması (HMK m. 30), hukuki güvenlik ve tarafların hak arama hürriyeti bakımından usul hukukunda nasıl bir paradigma değişimine yol açacaktır?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1011 yürürlük tarihi itibarıyla medeni usul hukukumuza giren Belirsiz Alacak ve Tespit Davası (HMK m. 107); dava açıldığı tarihte alacağın miktarını tam ve kesin olarak belirlemesi kendisinden beklenemeyen veya bunun imkânsız olduğu hallerde (özellikle işçilik alacakları, bedensel zararlar, tazminat ve destekten yoksun kalma davaları), davacının hak kaybına uğramadan geçici bir talep sonucuyla dava açabilmesine imkân tanıyan bir hukuki korunma müessesesiydi.
Ne var ki, uygulandığı yıllar boyunca “alacağın belirlenebilir olup olmadığı”, “davacının elindeki belgelerle alacağını hesaplayıp hesaplayamayacağı” ve “belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararın (HMK m. 114/1-h) bulunup bulunmadığı” hususları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve daire kararları arasında çelişkilere, mahkemelerin davayı esasa girmeden usulden reddetmelerine ve asıl uyuşmazlığın önüne geçen fuzuli usuli tartışmalara sebebiyet vermiştir.
12. Yargı Paketi, usul ekonomisini zedeleyen bu karmaşayı kökten çözmek maksadıyla HMK m. 107’yi ilga etmeyi; bunun yerine HMK m. 109’da düzenlenen Kısmi Dava kurumunu, belirsiz alacak davasının sunduğu koruyucu zırhlarla (özellikle zamanaşımının dava tarihinde kesilmesi) donatarak genişletmeyi hedeflemektedir. Bu makalede söz konusu dönüşüm doktriner boyutuyla tahlil olunacaktır.
Belirsiz Alacak Davasının (HMK m. 107) İlga Edilme Gerekçeleri Ve Uygulama Krizi
Belirsiz alacak davası, teoride davacıyı koruma gayesi taşısa da uygulamada adeta bir “usul kapağına” dönüşmüştür.
| BELİRSİZ ALACAK DAVASININ İLGA NEDENLERİ |
|---|
|
Mevcut sistemde, işçilik alacağı için belirsiz alacak davası açan bir davacı, mahkemenin “Senin bordron var, alacağın belirlenebilirdi, hukuki yararın yok” gerekçesiyle davasını dava şartı yokluğundan reddetmesi riskiyle karşı karşıyaydı. Bu durum davacının yeniden dava açmasına, zamanaşımı tehlikesiyle karşılaşmasına ve yargılamanın makul süreyi aşmasına yol açmaktaydı.
Kısmi Davanın Yeni Rejimi (HMK m. 109 Düzenlemesi) Ve Talep Artırım İmkânı
- Yargı Paketi ile getirilen model, belirsiz alacak davasının ortadan kaldırılmasıyla doğacak boşluğu Kısmi Dava müessesesini tahkim ederek doldurmaktadır.
| YENİ KISMİ DAVA MODELİ | |
|---|---|
|
DAVA AÇILIŞ AŞAMASI (Sembolik / Kısmi Talep)
|
TAHKİKAT AŞAMASI (Bilirkişi Raporu / Artırım)
|
Tahkikatın Sonuna Kadar Bir Defaya Mahsus Talep Artırımı
Yeni düzenleme uyarınca; alacağının sadece bir kısmını dava eden alacaklı, yargılama sürecinde (özellikle bilirkişi raporunun dosyaya girmesinden ve netleşmeden sonra) tahkikat aşaması sona erinceye kadar, iddianın genişletilmesi yasağına (HMK m. 141) takılmaksızın talep sonucunu bir defaya mahsus olmak üzere artırabilecektir.
Bu usul, ıslah müessesesinden farklı olarak doğrudan kısmi davanın bünyesine entegre edilmiş özel bir talep artırım dilekçesi usulüdür.
Devrim Niteliğindeki Değişiklik: Artırılan Kısım Bakımından Zamanaşımının Dava Tarihinde Kesilmesi
Eski kısmi dava uygulamasında davacıları belirsiz alacak davasına yönelten en temel kanuni dürtü zamanaşımı idi. Eski kısmi davada zamanaşımı sadece dava edilen miktar için kesilmekte; dava sırasında artırılan veya ıslah edilen kısım için zamanaşımı ıslah/artırım tarihinde kesilmekteydi. Bu durum, yargılama uzadığında artırılan kısım için “zamanaşımı def’i” ile karşılaşılmasına ve alacağın batmasına yol açıyordu.
- Yargı Paketi, bu büyük sorunu ortadan kaldırmaktadır.
| ZAMANAŞIMI BAKIMINDAN ESKİ VE YENİ DÖNEM |
|---|
|
Önemli Doktriner Tespit (Zamanaşımı Güvencesi): Yeni kısmi dava rejiminde, sonradan artırılan tutarın zamanaşımı koruması doğrudan dava açılış tarihine çekilmiştir. Böylelikle davacı, bilirkişi incelemesinin uzun sürmesi veya mahkemedeki gecikmeler sebebiyle artıracağı bakiyenin zamanaşımına uğraması riskiyle kesinlikle karşılaşmayacaktır.
Tarafların Usuli Stratejileri Ve Tahkikatın Sona Erme Anı
Yeni sistem, hem davacı hem de davalı vekilleri bakımından dava stratejilerinin yeniden kurgulanmasını zorunlu kılmaktadır.
| SÜREÇ YÖNETİMİ VE USUL HARİTASI | |
|---|---|
DAVACI STRATEJİSİ
|
DAVALI STRATEJİSİ
|
Tahkikatın Sona Erme Anı (HMK m. 184 – 186)
Talep artırımının yapılabileceği son an “Tahkikatın Sona Ermesi” anıdır. HMK m. 184 uyarınca mahkeme, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını gördüğünde tahkikatın bittiğini taraflara bildirir ve HMK m. 186 uyarınca Sözlü Yargılama aşamasına geçer. Davacının talep artırım dilekçesini ve eksik harcını en geç tahkikatın bittiği tefhim/tebliğ edilinceye kadar mahkemeye sunması şarttır; aksi halde bu imkânı kaybedecektir.
Faiz Başlangıç Tarihi Sorunu
Yeni düzenlemede zamanaşımı dava tarihine çekilmekle birlikte, faiz başlangıcı bakımından borçlar hukuku kuralları (TBK m. 117) uygulanmaya devam edecektir. Borçlu daha önce ihtarname ile temerrüde düşürülmemişse;
- İlk dava edilen kısım için faiz: Dava Tarihinden itibaren,
- Sonradan artırılan kısım için faiz: Aksi bir özel hüküm yoksa Talep Artırım/Muacceliyet/Dilekçe Tarihinden itibaren işletilecektir (Sözleşme veya özel kanunlardaki muacceliyet hükümleri saklıdır).
Geçiş Hükümleri Ve Zaman Bakımından Uygulanma (HMK m. 448)
Usul kanunundaki değişiklikler kural olarak derhal yürürlüğe girer (HMK m. 448). Ancak kanun teklifinde kazanılmış hakların ve usuli mütekesep hakların korunması maksadıyla özel bir geçiş hükmüne yer verilmiştir.
Eski hükümlere (Mülga HMK m. 107) tabi olarak görülmeye devam eder.
Bu davalarda davanın usulden reddi tehlikesi veya eski içtihatlar geçerliliğini korur.
Doğrudan yeni Kısmi Dava (HMK m. 109) hükümleri uygulanır.
Belirsiz alacak davası açılamaz.
Doktriner Ceza Ve Usul Karşılaştırma Matrisi
Aşağıdaki tablo, eski ve yeni dönemin usuli dinamiklerini karşılaştırmalı olarak sunmaktadır:
| Usul Parametresi | Mülga Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107) | Yeni Kısmi Dava Rejimi (HMK m. 109) |
| Dava Açma Şartı | Alacağın belirsiz/belirlenemez olması şartı | Her türlü bölünebilir alacakta açılabilir |
| Hukuki Yarar Denetimi | Çok sıkı (Davanın reddi riski yüksekti) | Hukuki yarar tartışması son bulmuştur |
| Zamanaşımının Kesilmesi | Tüm alacak için Dava Tarihinde | Artırılan kısım dahil DAVA TARİHİNDE |
| Talep Artırım Anı | Alacak netleştiğinde (Mahkeme süresince) | Tahkikat sona erinceye kadar (1 defa) |
| Eksik Harç Tamamlama | Harç artırılan miktar üzerinden tamamlanır | Harç artırılan miktar üzerinden tamamlanır |
| Geçmiş Davaların Durumu | Eski kurala tabi devam eder | Yürürlük sonrasındaki davalara uygulanır |
Genel Değerlendirme ve Hukuki Tavsiyeler
- Yargı Paketi ile belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi davanın güçlendirilmesi; Türk Medeni Usul Hukukunda son yıllarda yapılan en rasyonel usul reformlarından biridir. Yıllardır davaların esasına girilmesini engelleyen “Alacak belirli miydi, belirsiz miydi?” tartışması tarihe karışacaktır.
Yeni dönemde uygulayıcıların (avukatlar ve hâkimler) dikkat etmesi gereken kritik hususlar şunlardır:
- Eski Belirsiz Alacak Alışkanlığının Terk Edilmesi: Değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda kesinlikle “Belirsiz Alacak Davası” ibaresi kullanılmamalı, dava “Kısmi Dava” olarak açılmalı ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmalıdır.
- Talep Artırım Zamanlaması: Bilirkişi raporu dosyaya sunulduğunda, rapora itirazlar tamamlandıktan hemen sonra tahkikatın kapanması beklenmeksizin talep artırım dilekçesi ve nisbi harç mahkemeye sunulmalıdır.
- Davalı Savunması: Davalılar, davanın başında sembolik gösterilen (örneğin 10.000 TL) tutara bakarak rehavete kapılmamalı; alacağın esasına, esastan reddine ve esasa ilişkin tüm delillere ilk cevap dilekçesinde yer vermelidir.
Sıkça Sorulan Sorular

S1: Belirsiz alacak davası tamamen kaldırılıyor mu, artık hiç açılamayacak mı?
Cevap: Evet. 12. Yargı Paketi düzenlemesinin yürürlüğe girmesiyle birlikte HMK m. 107 yürürlükten kaldırılmaktadır. Bu tarihten sonra belirsiz alacak davası açılamayacak; alacağın tamamı biliniyorsa Tam Eda Davası, alacağın bir kısmı isteniyorsa Kısmi Dava açılacaktır.
S2: Yeni sistemde kısmi dava açtığımda, sonradan artıracağım kısım zamanaşımına uğrar mı?
Cevap: Hayır, uğramaz. Yeni düzenlemenin en büyük avantajı budur. Kısmi davada tahkikat bitinceye kadar artırdığınız bakiye alacak miktarı bakımından da zamanaşımı ilk dava açtığınız tarihte kesilmiş sayılacaktır. Yargılamanın uzaması zamanaşımı riski doğurmaz.
S3: Değişiklikten önce açtığım belirsiz alacak davası ne olacak, davan reddedilir mi?
Cevap: Hayır. Düzenlemedeki geçiş hükmü uyarınca, yeni kanun yürürlüğe girmeden önce açılmış olan belirsiz alacak davaları eski hükümlere tabi olarak görülmeye devam edecektir. Eski davalar için mülga HMK m. 107 kuralları uygulanır.
S4: Kısmi davada alacak miktarını ne zamana kadar artırabilirim?
Cevap: Kısmi davada alacak miktarını bir defaya mahsus olmak üzere en geç Tahkikat Sona Erinceye Kadar (Sözlü yargılama aşamasına geçilmeden önce) artırabilirsiniz. Bilirkişi raporu alındıktan sonra tahkikat bitmeden dilekçe verilerek harç tamamlanmalıdır.
S5: İşçilik alacakları veya tazminat davalarında artık nasıl dava açmalıyız?
Cevap: İşçi alacakları (kıdem, ihbar, fazla çalışma vb.) veya tazminat davalarında alacağın bir kısmı (örneğin her bir kalem için 1.000 TL) dava dilekçesinde gösterilerek Kısmi Dava açılacak; fazlaya ilişkin haklar saklı tutulacaktır. Bilirkişi hesaplamayı yaptıktan sonra talep artırımı ile miktar yükseltilecektir.
S6: Kısmi davada artırılan kısım için faiz hangi tarihten itibaren işler?
Cevap: Düzenleme zamanaşımını dava tarihine çekmiştir; ancak faiz bakımından borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarih esas alınır. Borçlu önceden ihtarla temerrüde düşürülmemişse, ilk dava edilen kısım için dava tarihi, sonradan artırılan kısım için ise talep artırım dilekçesi tarihi itibarıyla faiz işletilmesi genel kuraldır.
Geçmez Hukuk Bürosu