Kira ilişkilerinde taraflar arasında doğabilecek uyuşmazlıkların başında, kiralananın boşaltılması ve tahliye süreci gelir. Kiraya veren açısından, kiralananın süresi dolduğunda veya sözleşmede kararlaştırılan şartların gerçekleşmemesi halinde taşınmazın teslim alınması büyük önem taşır. Bu noktada, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak üstlenmesi, yani tahliye taahhüdü, kiraya verene önemli bir hukuki güvence sağlar.
Tahliye taahhüdü, kiracı tarafından verilen ve kiraya vereni belirli bir tarihte tahliye işlemi konusunda bağlayan özel bir hukuki işlemdir. Bu taahhüt, kiralananın teslimi yükümlülüğünün doğrudan yazılı şekilde teyit edilmesi anlamına gelir. Eğer kiracı taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa, kiraya verenin kira sözleşmesini sona erdirme ve tahliye talebinde bulunma hakkı doğar.
Bu yazımızda tahliye taahhüdünün hukuki niteliği, geçerlilik şartları, uygulamadaki önemi, Yargıtay kararları ışığında değerlendirilmesi ve kiraya verenin sözleşmeyi fesih hakkı detaylı olarak incelenecektir.
Tahliye Taahhüdünün Hukuki Niteliği

Tahliye taahhüdü, hukuk sistemimizde borçlar hukuku kapsamında ek bir borç yüklenimi olarak değerlendirilmektedir. Kiracı, kira sözleşmesi kapsamında sahip olduğu taşınmazı belirlenen tarihte boşaltacağını yazılı olarak kiraya verene taahhüt eder ve bu taahhüt bağlayıcı nitelik kazanır.
Bu taahhüdün temel amacı, kiraya verene kira süresi dolmadan veya fesih sebepleri oluşmadan önce, ileride doğabilecek tahliye sorunlarına karşı hukuki güvence sağlamaktır. Böylece, tahliye sürecinde yaşanacak gecikme ve ihtilaflar asgari düzeye indirilmiş olur.
TBK’nın 352. maddesiyle bu hukuki durum açıkça düzenlenmiş ve kiraya verene, kiracı taahhüdüne aykırı davranırsa kira sözleşmesini feshetme hakkı verilmiştir. Böylece tahliye taahhüdü, sadece bir sözleşme hükmü değil, kiraya vereni koruyan özel bir fesih sebebi olarak da işlev görür.
Tahliye Taahhüdünün Geçerlilik Şartları
Yargıtay içtihatları ve hukuki doktrin, tahliye taahhüdünün geçerli sayılabilmesi için bazı kesin şartlar getirmiştir. Bunlar:
Yazılı Olması
Tahliye taahhüdü, mutlaka yazılı şekilde yapılmalıdır. Sözlü verilen taahhütler, ileride ispat sorunu yaratacağı ve bağlayıcılığı tartışmalı olacağı için geçersiz kabul edilir. Yazılı taahhüt, taraflar arasında kesin delil teşkil eder.
Kiraya Verene Karşı Verilmesi
Taahhüt, doğrudan kiraya verene karşı yapılmalı, üçüncü şahıslara veya aracı kurumlara verilen taahhütler kiraya veren açısından bağlayıcı değildir.
Belirli Bir Tarihin Gösterilmesi
Taahhütte, kiralananın hangi tarihte boşaltılacağının açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Belirsiz tarih veya süre içeren taahhütler geçersiz sayılır.
Kira Sözleşmesinden Sonra Verilmesi
Yargıtay kararlarına göre, tahliye taahhüdü kira sözleşmesinin yapıldığı sırada değil, sözleşmeden sonra verilmelidir. Sözleşme anında zorla veya baskı altında verilen taahhütler, kiracının korunması amacıyla geçersiz sayılır.
Bu şart, taraflar arasındaki güç dengesini korumayı ve kiracının rızası dışında imzaladığı belgelerle aleyhine işlem tesis edilmesini önlemeyi amaçlar.
Konut ve Çatılı İşyeri Kira Sözleşmelerine Konu Olması
Tahliye taahhüdü sadece konut ve çatılı işyeri niteliğindeki taşınmazlar için geçerlidir. Diğer taşınmazlar (örneğin açık alan, arsa, tarla vb.) için bu tür taahhütler geçerli değildir. Bu husus Yargıtay’ın karalarında net şekilde ortaya konmuştur.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı Fesih Süreci
Geçerli bir tahliye taahhüdü varlığında, kiracı taahhüt ettiği tarihte kiralananı boşaltmazsa, kiraya verenin fesih hakkı doğar.
Fesih Süresi ve Yöntemi
Kiraya veren, taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde;
- İcra takibi başlatabilir,
- Veya tahliye talebiyle dava açabilir.
Bu sürenin geçirilmesi halinde, kiraya verenin tahliye taahhüdüne dayanarak fesih hakkı ortadan kalkar.
Kiraya Verenin Hakları
Kiraya veren, bu süreçte tahliye taahhüdüne dayanarak;
- Kira sözleşmesini feshedebilir,
- Kiralananın tahliyesini sağlayabilir,
- Gerekirse icra yoluna başvurarak tahliye işlemini hızlandırabilir.
Bu haklar, tahliye taahhüdünün sağladığı hukuki güvencenin bir parçasıdır.
Yargıtay Uygulamaları ve İçtihat Örnekleri

Yargıtay kararları, tahliye taahhüdünün geçerliliği ve uygulanması konusunda önemli yol göstericilerdir. Bunlardan bazıları şöyledir:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı (HGK 2017/975 E., 2021/1108 K.)
Bu karar, tahliye taahhüdünün;
- Kiralananın tesliminden sonra verilmesi gerektiğini,
- Yazılı olması ve konut ya da çatılı işyeri kira sözleşmesine konu olması gerektiğini açıkça belirtir.
Kararda, TBK m.352/1’in yürürlükteki hükmünün, tahliye taahhüdü konusunda Yargıtay içtihatlarını kanunlaştırdığı ifade edilmiştir.
Diğer Yargıtay Kararları
Yargıtay, tahliye taahhüdünün kiraya veren açısından bağlayıcı olduğunu ve kiracının sözleşmeye aykırı davranışının fesih sebebi sayılacağını birçok kararında teyit etmiştir. Özellikle, taahhütname verilmeden tahliye talebinin geçersiz olduğu vurgulanmıştır.
Tahliye Taahhüdünün Uygulamada Önemi ve Riskler
Tahliye taahhüdü, kiraya verenin kira sözleşmesini hızla sona erdirip tahliye talebinde bulunabilmesi için çok etkili bir hukuki araçtır. Ancak, taahhüdün şartlara uygun şekilde alınmaması durumunda;
- Kiraya veren fesih hakkını kullanamayabilir,
- Tahliye süreci uzayabilir,
- Kiraya veren hukuki zarar görebilir.
Bu nedenle, tahliye taahhüdü hazırlanırken tüm geçerlilik şartlarına titizlikle uyulmalı, taahhüdün metni açık ve net olmalıdır.
Sonuç ve Hukuki Öneriler
Tahliye taahhüdü, kira ilişkilerinde kiraya vereni koruyan ve tahliye sürecini hızlandıran özel bir hukuki mekanizmadır. Geçerliliği ve uygulanması için:
- Yazılı olması,
- Kiraya verene karşı verilmiş olması,
- Kiralananın tesliminden sonra verilmiş olması,
- Belirli bir tahliye tarihinin açıkça gösterilmesi,
- Konut veya çatılı işyeri kira sözleşmesine konu olması,
gibi şartların yerine getirilmesi zorunludur.
Kiraya verenler, tahliye taahhüdü sürecinde uzman hukuki destek alarak, sözleşme hazırlama ve fesih işlemlerini doğru ve eksiksiz şekilde gerçekleştirmelidir. Kiracılar ise, taahhüt vermeden önce hukuki haklarını ve sorumluluklarını iyi anlamalı, haksız durumlarla karşılaşmamak için profesyonel danışmanlık almalıdır.
Geçmez Hukuk Bürosu
Comment (1)
Kiralananın Yeniden İnşası Gerekçesiyle Fesih Hakkı - Geçmez Hukuk Bürosu | Avukatlık Ve Danışmanlık | İzmir
says Ağustos 10, 2025 at 16.45[…] Tahliye tarihinden itibaren üç yıl boyunca kiraya veren tarafından üçüncü kişilere kiralanamaz. […]