Şirketlerin yapısal dönüşüm süreçleri, çalışanların iş sözleşmeleri ve işçilik alacakları bakımından ne gibi hukuki sonuçlar doğurur? Ticaret şirketlerinin bölünme, birleşme veya tür değiştirme yoluyla yeniden yapılanması, yalnızca şirketler hukuku açısından değil; aynı zamanda iş hukuku bakımından da önemli sonuçlar doğurmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”), 158, 178 ve 190. maddeleri ile işyerinin devri hâlinde iş sözleşmelerinin akıbetini, işçilerin hak ve alacaklarının nasıl korunacağını ve tarafların sorumluluklarını ayrıntılı şekilde düzenlemiştir. Bu yazıda, bölünme, birleşme ve tür değiştirme süreçlerinin iş sözleşmelerine etkisi, ilgili kanun hükümleri çerçevesinde ele alınacaktır.
Bölünmenin İş Sözleşmelerine Etkisi
Bölünme ve İşyeri Devri İlişkisi
Ticaret şirketlerinin tam veya kısmi bölünmesi hâlinde, bölünen malvarlığı unsurları arasında bir işyeri veya işyeri bölümü bulunuyorsa, işveren değişikliği gerçekleşir. Bu durumda, İş Kanunu anlamında bir işyeri devri söz konusu olur.
Dolayısıyla bölünme, iş sözleşmelerinin kaderini doğrudan etkileyen hukuki bir işlem niteliğindedir.
İş Sözleşmelerinin Devri (TTK m. 178/1)
TTK m. 178/1 uyarınca, şirketin tam veya kısmi bölünmesi hâlinde, işçilerle akdedilmiş bulunan iş sözleşmeleri;
- İşçinin itiraz etmemesi şartıyla,
- Devir gününe kadar bu sözleşmeden doğan tüm hak ve borçlarıyla birlikte,
- Devralan işverene geçer.
Bu düzenleme ile iş sözleşmelerinin sürekliliği esas alınmış ve işçinin korunması amaçlanmıştır.
İşçinin İtiraz Hakkı ve Sonuçları (TTK m. 178/2)

TTK m. 178/2 uyarınca işçi, iş sözleşmesinin devrine itiraz edebilir. Bu durumda:
- İş sözleşmesi, kanuni bildirim süresinin sonunda sona erer,
- Bu süreye kadar iş sözleşmesinden doğan hak ve borçlar, işçi ile devralan arasında hüküm doğurmaya devam eder.
Kanunda, itiraz hakkının süresi ve şekli açıkça düzenlenmemiştir. Ayrıca işverenin, işçiyi devir hakkında bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin açık bir hükme de yer verilmemiştir. Doktrinde hâkim görüşe göre, İş Kanunu m. 22’de öngörülen altı iş günlük süre, kıyasen uygulanabilecektir.
İtiraz Hâlinde Kıdem Tazminatı
TTK m. 178’de, işçinin itirazı sonucu iş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmayacağı açıkça düzenlenmemiştir. Ancak;
- İş sözleşmesi, işçinin kıdemine göre belirlenecek bildirim süresinin sonunda sona erdiğinden,
- Bu sona erme, istifa niteliğinde olmadığından,
işçinin diğer şartları sağlaması hâlinde kıdem tazminatına hak kazanacağı kabul edilmelidir. Maddenin amacı, işçinin kazanılmış haklarını ve iş güvencesini korumaktır.
Müteselsil Sorumluluk (TTK m. 178/3 ve m. 178/6)
TTK m. 178/3 uyarınca, eski işveren ile devralan;
- Bölünmeden önce muaccel olmuş işçilik alacaklarından,
- İş sözleşmesinin normal sona ereceği veya itiraz nedeniyle sona erdiği tarihe kadar muaccel olacak alacaklardan,
müteselsilen sorumludur.
- Kısmi bölünmede, bölünen şirket varlığını sürdürdüğünden müteselsil sorumluluk devam eder.
- Tam bölünmede ise bölünen şirket sona erdiğinden, fiilen müteselsil sorumluluk devam edecek bir eski işveren kalmamaktadır.
TTK m. 178/6 uyarınca, bölünmeden önce şirket borçlarından sorumlu olan ortaklar da, belirli koşullar altında işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olmaya devam ederler.
Teminat Talep Hakkı (TTK m. 178/5)
İşçiler, muaccel olan ve muaccel olacak işçilik alacaklarının teminat altına alınmasını talep edebilirler. Ancak;
- Teminat talebinin usulü,
- Teminat gösterilmemesinin hukuki sonucu,
- Teminat talep eden işçinin sonradan itiraz hakkını kullanıp kullanamayacağı,
kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Bu hususlar doktrinde eleştirilmektedir.
Birleşmenin İş Sözleşmelerine Etkisi
Birleşme ve İşyeri Devri
Devralma şeklinde birleşme ve yeni kuruluş şeklinde birleşmede, işveren değişikliği söz konusu olabildiğinden, işyeri devri hükümleri gündeme gelir.
- Devralma şeklinde birleşmede, devralan şirkette çalışan işçiler açısından işveren değişikliği söz konusu değildir.
- Yeni kuruluş şeklinde birleşmede, birleşen şirketler sona erdiği için tüm çalışanlar açısından işveren değişikliği meydana gelir.
TTK m. 158 Atfı ve Uygulanacak Hüküm
TTK m. 158/4, birleşme hâlinde iş ilişkileri bakımından TTK m. 178’in uygulanacağını açıkça düzenlemiştir. Dolayısıyla birleşmelerde de iş sözleşmelerinin devri, itiraz hakkı ve alacakların korunması TTK m. 178 kapsamında değerlendirilir.
Birleşme sonucunda devrolunan şirketlerin tüzel kişilikleri sona erdiğinden, TTK m. 178/3’te düzenlenen müteselsil sorumluluk hükümleri, kural olarak birleşmede uygulanmaz. Ancak m. 178/6, belirli birleşme türlerinde uygulama alanı bulabilir.
Tür Değiştirmenin İş Sözleşmelerine Etkisi
Tür Değiştirme ve İş Sözleşmelerinin Devamı
TTK m. 190, tür değiştirme hâlinde iş sözleşmelerinden doğan borçlar bakımından TTK m. 178’e atıf yapmaktadır. Bu nedenle tür değiştirmede de iş sözleşmeleri kural olarak devralana geçer.
Ancak tür değiştirmede;
- Şirketin tüzel kişiliği sona ermez,
- Yeni türe dönüştürülen şirket, eskisinin devamı niteliğindedir.
Bu sebeple TTK m. 178/3’teki müteselsil sorumluluk hükümleri, tür değiştirmede uygulanmaz. Buna karşılık m. 178/6, tür değiştiren şirket türüne göre uygulama alanı bulabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Bölünme hâlinde iş sözleşmeleri otomatik olarak sona erer mi?
Hayır. İşçi itiraz etmediği sürece iş sözleşmeleri tüm hak ve borçlarıyla devralan işverene geçer.
İşçi bölünmeye itiraz ederse kıdem tazminatı alabilir mi?
Evet. İş sözleşmesi istifa niteliğinde sona ermediğinden, şartları varsa kıdem tazminatına hak kazanır.
Birleşmede işyeri devri hükümleri uygulanır mı?
Evet. TTK m. 158 gereği birleşmelerde de TTK m. 178 hükümleri uygulanır.
Tür değiştirmede iş sözleşmeleri sona erer mi?
Hayır. Tür değiştirmede şirketin tüzel kişiliği devam ettiğinden iş sözleşmeleri aynen sürer.
Geçmez Hukuk Bürosu