İdari yargı sisteminde yargı kararlarının denetlenmesi için olağan ve olağanüstü olmak üzere iki tür kanun yolu vardır. Olağan kanun yolları, kesinleşmemiş yargı kararlarının incelenmesini sağlar; istinaf ve temyiz gibi başvurular bu gruba girer. Olağanüstü kanun yolları ise kesinleşmiş yargı kararlarına karşı istisnaî olarak başvurulan yollardır ve ancak kanunda belirtilen hâllerde mümkündür. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 51 ve 53. maddelerinde düzenlenen iki olağanüstü kanun yolu bulunmaktadır:
- Kanun yararına temyiz (İYUK m. 51): kesinleşmiş olup istinaf veya temyiz incelemesine gitmemiş, hukuka aykırı sonuç doğuran kararların Danıştay Başsavcısı tarafından, ilgili bakanlığın istemi üzerine veya kendiliğinden incelenmesi yoludur.
- Yargılamanın yenilenmesi (İYUK m. 53): kesinleşmiş yargı kararlarının sonradan ortaya çıkan hukuka aykırılık veya hak ihlalleri nedeniyle ilgili mahkemece yeniden görülmesini sağlayan yoldur.
Olağanüstü kanun yolları, yargılamanın sona erdiği ve kararın kesinleştiği durumlarda hukukî güvenlik ile adalet arasındaki dengeyi sağlamayı amaçlar. Aşağıda 2025 yılı itibarıyla yürürlükteki düzenlemelere göre bu yolların şartları ve usulleri açıklanmıştır.
Kanun Yararına Temyiz (İYUK m. 51)
1. Kanunun düzenlediği usul
İYUK’un 51. maddesi, kesinleşmiş yargı kararlarının “niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade ettiği” durumlarda kanun yararına temyiz yoluna gidilebileceğini belirtir. Bu maddeye göre:
- İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar veya Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak verdiği ve istinaf veya temyiz incelemesine gitmemiş kararlar hakkında kanun yararına temyiz yoluna başvurulabilir.
- Başvuru, ilgili bakanlığın göstereceği lüzum üzerine Danıştay Başsavcısı tarafından yapılır; Başsavcı kendiliğinden de başvuru yapabilir.
- Temyiz isteği haklı bulunursa karar “kanun yararına” bozulur; bozma kararı daha önce kesinleşmiş mahkeme kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz..
2. Başvuru koşulları
Kanun yararına temyize gidilebilmesi için şu koşullar aranır:
- Kesinleşmiş karar: Karar istinaf veya temyiz incelemesinden geçmemiş olmalı ve kesin nitelik kazanmış olmalıdır..
- Kararın niteliğinin hukuka aykırı olması: Karar, yürürlükteki hukuk kurallarıyla açık şekilde çelişmeli veya hukuk düzenini bozacak nitelikte olmalıdır.
- Başvuru yetkisinin sınırlı olması: Bu olağanüstü yol dava taraflarına değil; ilgili bakanlık ve Danıştay Başsavcılığına tanınmıştır. Taraflar, Başsavcılığa veya ilgili bakanlığa başvurarak hukuka aykırılığı bildirebilir, ancak doğrudan kanun yararına temyiz talebinde bulunamaz.
- Zamanaşımı olmaması: Yargılama tamamen sona erdikten sonra da herhangi bir süre sınırı olmaksızın başvuru yapılabilir.
3. Hangi kararlar kanun yararına temyiz edilebilir?
Uygulamada kanun yararına temyiz, özellikle küçük tutarlı uyuşmazlıklara ilişkin kararlar için söz konusu olur. Parasal değer sınırları İYUK’un ek madde 1 hükmü uyarınca her yıl yeniden değerleme oranına göre arttırılmaktadır. 2025 yılı için parasal sınırlar şu şekildedir:
| Kanun yolu | 2025 sınırı (TL) | Açıklama |
|---|---|---|
| İstinaf sınırı | 44.000 | İdare ve vergi mahkemelerinin verdiği kararlar, dava konusu miktar 44.000 TL’nin altında ise istinaf edilemez. |
| Duruşma (tek hâkim) sınırı | 388.000 | Duruşmanın tek hâkimle görülüp görülemeyeceğini belirler. |
| Temyiz sınırı | 1.324.000 | Bölge idare mahkemesi kararlarının temyiz edilebilir olup olmadığını belirler. |
İdare ve vergi mahkemelerinin konusu bu sınırların altında kalan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında verilen kararlar istinaf veya temyiz yoluna götürülemediğinden kesinleşir; bu kararlar hukuka aykırı sonuç doğurursa kanun yararına temyiz edilebilir.
Ayrıca, ilk derece mahkemelerinin istinaf yolundan geçmeden kesinleşen diğer kararları ve Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak verdiği ancak Genel Kurul’da temyize götürülmemiş kararları da bu kapsamdadır.
4. Başvuru usulü ve yetkili makamlar
- Başvuru merci: Kanun yararına temyiz istemi, Danıştay Başsavcısı tarafından ilgili bakanlığın talebi üzerine veya resen yapılır. Davanın taraflarının bu yola doğrudan başvurma yetkisi yoktur; ancak Başsavcılığa bildirimde bulunabilirler.
- Başvuru şekli: Başvuru harca tabi değildir. Başsavcılık tarafından hazırlanan dilekçe ilgililere tebliğ edilmez.
- Danıştay’ın incelemesi: İlgili Daire veya Kurul, dilekçede ileri sürülen hukuka aykırılık iddiasını inceler; uygun bulduğu takdirde karar kanun yararına bozulur. Bozma kararı taraflar bakımından hiçbir değişiklik doğurmaz; sadece hukuken yanlış içtihadın düzeltilmesi amaçlanır.
- Sonuçlar: Kanun yararına bozma, nihai kararı veren mahkemeyi bağlamaz ve yeni bir yargılama yapılmasına yol açmaz. Bu nedenle yürütmenin durdurulması talep edilemez ve bozma kararına karşı bir kanun yolu yoktur. Ancak Danıştay’ın bozma gerekçesi yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden birine giriyorsa, ilgili taraf yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilir.
Yargılamanın Yenilenmesi (İYUK m. 53)
1. Yargılamanın yenilenmesinin anlamı
Kesin hüküm haline gelen bir mahkeme kararı maddi gerçeğe uygun olmasa bile hukuken geçerliliğini korur. Daha sonra ortaya çıkan belgeler veya önemli usul hataları, haksız bir kararın değiştirilmesini gerektirebilir. Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş yargı kararlarının kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde, esas kararı veren mahkeme tarafından yeniden görülmesini sağlarbarandogan.av.tr. Bu yol, kesin hükmün ortadan kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi sonucunu doğurduğundan olağanüstüdür.
2. Yargılamanın yenilenmesinin şartları
Yenilenme isteminde bulunabilmek için üç ana koşul aranır:
- Nihai ve kesinleşmiş bir karar bulunması: Ara kararlar veya henüz kesinleşmemiş kararlar için yenileme istenemez.
- Kanunda sayılan sebeplerden birinin varlığı: İYUK m. 53/1’de yenilenme nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bu sebepler aşağıda açıklanmıştır.
- Süre içinde başvuru: Çoğu neden için başvuru süresi 60 gündür; belirli sebepler için daha uzun süreler öngörülmüştür.
3. Yargılamanın yenilenmesi nedenleri
İYUK m. 53’e göre yargılamanın yenilenmesi ancak aşağıdaki durumlarda istenebilir:
- Sonradan ele geçirilen belge: Zorlayıcı sebepler veya karşı tarafın eylemi nedeniyle dava sırasında ele geçirilemeyen belgenin karar verildikten sonra elde edilmesi.
- Belgenin sahteliği: Karara esas alınan belgenin sahte olduğuna ilişkin hüküm verilmiş veya sahteciliği resmî makam huzurunda ikrar edilmiş olup karar verilirken bu durum bilinmiyor olması.
- Karara esas alınan ilamın ortadan kalkması: Kararda dayanak alınan bir mahkeme ilamının daha sonra kesinleşmiş bir kararla bozulması.
- Bilirkişi raporunun kasıtlı olarak yanlış verilmesi: Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla tespit edilmesi.
- Hile kullanılması: Lehine karar verilen tarafın karara etkisi olacak şekilde hile yapmış olması.
- Vekil veya kanunî temsilci olmadan davanın görülmesi: Usulüne uygun vekil veya temsilci olmayan kimselerle davanın yürütülmüş olması.
- Çekinmesi gereken hâkimin karara katılması: Hakimin tarafsızlığına gölge düşüren bir çekinme sebebi varken karara katılması.
- Aynı konuda önceki karara aykırı yeni karar: Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında daha önce verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine kanuni dayanak yokken aynı mahkeme veya başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı karar verilmesi.
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlali: Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin ya da ek protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya dostane çözüm/tek taraflı deklarasyon sonucunda davanın düşürülmesi.
Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru üzerine verdiği iptal kararları da, kanunda açıkça yer almamakla birlikte öğreti ve içtihatlarda yenilenme nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu durumda iptal kararı Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra 90 gün içinde başvuru yapılmalıdır.
4. Başvuru süresi ve yetki
- Süreler: Genel başvuru süresi 60 gündür; ancak karşı hükme aykırı yeni karar verilmesi halinde 10 yıl, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı nedeniyle başvurulması halinde 1 yıl süre öngörülmüştür. Süreler, başvurunun dayandığı nedenin başvuruda bulunan taraf açısından gerçekleştiği günü izleyen günden itibaren başlar.
- Başvurabilecekler: Yalnızca davanın tarafları, kendileri aleyhine kesinleşmiş karar hakkında yargılamanın yenilenmesini isteyebilir; karardan yararlanan tarafın böyle bir hakkı yoktur. Yenilenme isteminde bulunurken karşı taraf açıkça belirtilmelidir.
- Görevli mahkeme: Yenilenme istemi, esas kararı vermiş olan mahkeme tarafından karara bağlanır. İki farklı mahkemenin kararlarının çelişmesi nedeni ile başvuru yapılmışsa, son kararı veren mahkeme yetkilidir.
- Sonuç: Yenilenme kabul edildiğinde mahkeme eski kararını yeniden değerlendirir; eski kararın doğru olduğunu düşünürse kararını yineler, aksi hâlde kısmen veya tamamen değiştirir. Verilecek yeni karar olağan kanun yollarına açıktır. Aynı nedene dayanarak ikinci kez yenilenme isteminde bulunulamaz.
5. Yenilenmeye konu olamayacak kararlar
Bazı kararlar niteliği gereği yargılamanın yenilenmesine konu olamaz. Bunlar arasında:
- Danıştay’ın temyiz incelemesi üzerine verdiği kararlar (esas karara ilişkin olmayıp temyiz incelemesinin sonucu olduğundan yenilemeye konu edilemez).
- Ara kararlar, dilekçe ret veya harç/posta gideri tamamlanmadığı için verilen işlemden kaldırma kararları ve yürütmenin durdurulması kararları.
- İYUK’un 3 ve 5. maddelerine aykırı düzenlenmiş dilekçelerin reddi veya davanın ehliyetli olmayan vekil tarafından açılması nedeniyle verilen ret kararları.
- Tarafların feragat veya kabul beyanı üzerine verilen hükümler.
- Danıştay’ın idari işler kurulu veya idari dairelerince alınan yargısal olmayan kararlar.
- Merci tayini (görev ve yetki uyuşmazlıklarında) kararları.
- Yargılamanın yenilenmesi istemi üzerine verilen kararlar.
- Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kaybetmeleri hakkında verilen kararlar (İYUK ek 2. madde).
Avukat Tutma Zorunluluğu Var mı?
İdari yargıda kanun yollarına başvuruda avukatla temsil zorunlu değildir. Taraflar davalarını kendileri de takip edebilirler. Ancak olağanüstü kanun yollarının karmaşık yapısı, sürelerin ve nedenlerin hassasiyeti dikkate alındığında, idare hukuku alanında deneyimli bir avukatın desteği sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından önemlidir. Yanlış süre hesabı veya dayanağı olmayan bir başvuru hem zaman kaybına neden olur hem de yeni bir başvuru hakkını ortadan kaldırabilir.
Sonuç
Kanun yararına temyiz ve yargılamanın yenilenmesi, idari yargı sisteminde kesinleşmiş yargı kararlarına karşı tanınan iki olağanüstü kanun yoludur. 2025 yılı itibarıyla parasal sınırlar yeniden değerleme oranı uyarınca artırılmış ve istinaf sınırı 44.000 TL, temyiz sınırı ise 1.324.000 TL olmuştur. Bu tutarların altındaki uyuşmazlıklara ilişkin kararlar istinaf veya temyize götürülemediğinden, hukuka aykırı bir sonuç doğurması hâlinde kanun yararına temyiz yoluna başvurulabilir. Yargılamanın yenilenmesi ise sonradan ortaya çıkan belgeler, sahtecilik, hile veya usule ilişkin ağır hatalar gibi sınırlı sebeplerle kesin hükmün kaldırılmasını ve davanın yeniden görülmesini sağlar. Her iki yol da olağanüstü olduğundan sıkı şartlara bağlanmıştır; bu nedenle başvuru yapılmadan önce hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.
Sık Sorulan Sorular
Olağan ve olağanüstü kanun yolları arasındaki fark nedir?
Olağan kanun yolları, kesinleşmemiş kararların denetlenmesi için öngörülür; istinaf ve temyiz başvuruları bu gruba girer. Bu yollar kullanılmadan karar kesinleşmez. Olağanüstü kanun yolları ise (kanun yararına temyiz ve yargılamanın yenilenmesi gibi) kesinleşmiş kararların belirli koşullar altında yeniden incelenmesini sağlar. Bu yüzden çok sınırlı hâllerde uygulanır.
Kanun yararına temyiz nedir ve kimler başvurabilir?
Kanun yararına temyiz, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararların hukuka aykırı görülmesi hâlinde Danıştay Başsavcısı tarafından yapılan başvurudur. Bu yola dava tarafları doğrudan başvuramaz; ancak ilgili bakanlığa veya Başsavcılığa hukuka aykırılık bildirebilirler. Başsavcı, bakanlığın talebi üzerine veya re’sen başvuru yapabilir.
Hangi kararlar kanun yararına temyiz edilebilir?
- İdare ve vergi mahkemelerinin, dava değeri 2025 yılında 44.000 TL’nin altında olan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere ilişkin iptal davalarında verdiği kesin kararlar.
- İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen diğer kararlar.
- Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak verdiği, temyize götürülmemiş kararlar.
Bu kararların hukuka aykırı sonuç doğurması gerekir; parasal sınırları aşan davalarda olağan kanun yollarına başvurmak mümkündür.
Kanun yararına temyizde süre var mı?
Hayır. Kesinleşmiş karar hukuka aykırı sonuç doğurduğu sürece, başvuruda belirli bir zamanaşımı öngörülmemiştir. Bu yönüyle diğer kanun yollarından ayrılır.
Kanun yararına temyizin etkisi nedir?
Danıştay, hukuka aykırılık görürse kararı “kanun yararına bozar” ancak bozma kararı taraflar bakımından sonuç doğurmaz. Bozulan kararın hukuki sonuçları devam eder, dava yeniden görülmez. Bozma gerekçesi yeni bir yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturabilir.
Yargılamanın yenilenmesi nedir?
Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş kararın sonradan ortaya çıkan belge, sahtelik, hile veya usule aykırılık gibi kanunda sınırlı sebeplerle yeniden incelenmesidir. Esas kararı veren mahkeme, davayı yeniden görür ve eski kararını ya doğrular ya da değiştirir.
Yargılamanın yenilenmesi hangi durumlarda istenebilir?
Yenilenme sebepleri İYUK m. 53’te sınırlı olarak sayılmıştır. Başlıca sebepler şunlardır:
- Dava sırasında elde edilemeyen yeni bir belgenin sonradan ele geçmesi.
- Karara esas alınan belgenin sahteliğinin ortaya çıkması.
- Kararda dayanılan ilamın sonra başka bir kararla ortadan kalkması.
- Bilirkişinin kasıtlı olarak yanlış rapor vermesi.
- Kazanan tarafın hile yapması.
- Yetkisiz vekille davanın görülmesi veya çekinmesi gereken hakimin karara katılması.
- Aynı konu ve taraflarla ilgili önceki karara aykırı yeni bir karar verilmesi.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hak ihlali tespiti.
Yargılamanın yenilenmesi başvurusu için süreler nelerdir?
Genel başvuru süresi 60 gündür. Ancak, aynı uyuşmazlıkta önceki karara aykırı yeni bir karar verilmesi sebebiyle başvurulacaksa 10 yıl, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı nedeniyle başvurulacaksa 1 yıl içerisinde talepte bulunulmalıdır. Süre, başvurunun dayandığı nedenin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Yenilenme istemi üzerine mahkeme hangi kararı verebilir?
Esas kararı veren mahkeme başvuruyu inceler. Yenilenme sebebini yerinde görmezse istemi reddeder. Sebep var ise eski kararını yeniden değerlendirir; kararını değiştirebilir veya aynen sürdürebilir. Kararın değişmesi hâlinde yeni karar olağan kanun yollarına tabidir.
Her karar yargılamanın yenilenmesine konu edilebilir mi?
Hayır. Danıştay’ın temyiz incelemesi sonunda verdiği kararlar, ara kararlar, dilekçe retleri, yürütmenin durdurulması kararları, feragat veya kabul üzerine verilen kararlar ve mahalli idareler organlarının organlık sıfatını kaybetmelerine ilişkin kararlar yenilenmeye konu olamaz. Ayrıca yenilenme istemi üzerine verilen kararlar hakkında yeniden aynı yola gidilemez.
Bu kanun yollarında avukat tutmak zorunlu mu?
Olağanüstü kanun yollarında avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak kanun yararına temyiz ve yargılamanın yenilenmesi özel usule tabi ve karmaşık yollardır. Usul hatası yapılması hâlinde talebin reddedilmesi ve süre hakkının kaybedilmesi söz konusu olabileceğinden, idare hukuku alanında uzman bir avukatın yardımından yararlanılması faydalıdır.
WhatsApp’tan Ulaşın
Comment (1)
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Olumsuz Gelenler Ne Yapmalı?
says Temmuz 31, 2025 at 12.33[…] liste, resmi mevzuatta açıkça yer almasa da idari uygulamada güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açtığı […]