Vekalet görevinin kötüye kullanılması nedir, vekil hangi hâllerde sorumlu olur ve üçüncü kişilerle yapılan işlemler geçerli sayılır mı?
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bu sorular, vekalet sözleşmesinin güven temelli yapısı ve taraflara yüklediği borçlar çerçevesinde önem arz etmektedir.
Vekalet Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

Vekalet sözleşmesi; vekil ile vekalet veren arasında, karşılıklı güven esasına dayanan ve vekilin, vekalet verenin menfaatine uygun şekilde hareket etmeyi taahhüt ettiği bir sözleşme türüdür. Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca vekil; kendisine verilen yetki kapsamında, vekalet verenin iradesine uygun davranmak, işi sadakat ve özen yükümlülüğü çerçevesinde yerine getirmek ve yapılan işlemler hakkında hesap vermekle yükümlüdür.
Bu yönüyle vekalet sözleşmesi, yalnızca bir temsil ilişkisi olmayıp, aynı zamanda taraflar arasında yoğun bir güven ilişkisi tesis eden özel bir borç ilişkisi niteliği taşımaktadır.
Vekilin Sadakat ve Özen Borcu
Vekilin en temel yükümlülüklerinden biri, vekalet verenin menfaatlerini ön planda tutarak hareket etmesidir. Sadakat borcu; vekilin, vekalet görevini ifa ederken kendi çıkarlarını veya üçüncü kişilerin menfaatlerini değil, vekalet verenin hukuki ve ekonomik menfaatlerini gözetmesini gerektirir.
Özen borcu ise; vekilin, üstlendiği işi makul, dikkatli ve mesleki standartlara uygun şekilde yerine getirmesini ifade eder. Bu borçlara aykırı davranılması hâlinde, vekilin hukuki sorumluluğu gündeme gelir.
Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması Kavramı
Vekalet görevinin kötüye kullanılması; vekilin, kendisine tanınan yetkileri vekalet verenin iradesine ve menfaatlerine aykırı şekilde kullanması hâlidir. Bu durumda vekil, sözleşmeden doğan borçlarını ihlal etmiş sayılır.
Vekilin bu tür davranışları karşısında vekalet veren;
- Vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla dava açma,
- Uğradığı zararların tazminini talep etme
haklarına sahiptir.
Üçüncü Kişilerle Yapılan İşlemlerde İyi Niyetin Önemi
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hâllerinde en kritik meselelerden biri, vekilin işlem yaptığı üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığıdır. Bu husus, yapılan işlemin geçerliliği bakımından belirleyici rol oynar.
Üçüncü Kişinin İyi Niyetli Olması
Şayet üçüncü kişi, vekilin yetkilerini kötüye kullandığını bilmiyor ve makul bir dikkatle bilebilecek durumda da değilse, üçüncü kişi iyi niyetli kabul edilir. Bu durumda;
- Vekil ile üçüncü kişi arasında yapılan sözleşme geçerli sayılır.
- Vekalet veren, bu sözleşmeyle bağlı olur.
- Vekilin sorumluluğu, vekalet veren ile vekil arasındaki iç ilişki ile sınırlı kalır.
Başka bir ifadeyle, vekilin sadakat borcuna aykırı davranışı, üçüncü kişinin kazanmış olduğu hakları etkilemez.
Üçüncü Kişinin Kötü Niyetli Olması
Buna karşılık üçüncü kişinin, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmesi veya somut olayın özelliklerine göre bunu bilebilecek durumda olması hâlinde kötü niyet söz konusu olur. Bu durumda;
- Vekil ile üçüncü kişi arasında yapılan işlem geçersiz kabul edilir.
- Vekalet veren, bu sözleşmeyle bağlı olmaz.
Dolayısıyla üçüncü kişinin kötü niyeti, vekilin yaptığı işlemin hukuki sonuç doğurmasını engeller.
Vekilin Hukuki Sorumluluğu
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hâlinde vekil;
- Sözleşmeye aykırılık,
- Haksız fiil hükümleri
çerçevesinde sorumlu tutulabilir. Vekalet veren, uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep edebilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1- Vekalet görevinin kötüye kullanılması nasıl ispat edilir?
Somut olayın özelliklerine göre vekilin yetki sınırlarını aştığı, vekalet verenin menfaatine aykırı hareket ettiği ve sadakat borcunu ihlal ettiği delillerle ortaya konulmalıdır.
2- Vekil yetkili olduğu hâlde yaptığı işlem geçersiz sayılabilir mi?
Evet. Üçüncü kişinin kötü niyetli olması hâlinde, vekil yetkili olsa dahi yapılan işlem geçersiz kabul edilir.
3- Vekalet veren zarara uğradığında hangi taleplerde bulunabilir?
Vekalet veren, vekile karşı tazminat davası açabilir ve uğradığı zararların giderilmesini talep edebilir.
4- Üçüncü kişinin iyi niyeti nasıl değerlendirilir?
Üçüncü kişinin işlem sırasında vekilin yetkilerini kötüye kullandığını bilip bilmediği ve objektif olarak bilebilecek durumda olup olmadığı esas alınır.
Geçmez Hukuk Bürosu