Ticaret şirketleri, tüzel kişi tacir olarak Türk Ticaret Kanunu kapsamında özel bir konumda yer almaktadır. Bu yazıda, şirketlerin tüketici sıfatı taşıyıp taşımadığı, hangi durumlarda Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi’ne başvurabileceği hukuki çerçevede ele alınmaktadır.
Tacir ve Tüketici Kavramlarının Hukuki Tanımı

Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 12’de tacir kavramı şöyle tanımlanmıştır:
“Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.”
Bu tanıma göre, ticaret şirketleri, tüzel kişilikleri nedeniyle tacir olarak kabul edilmektedir.
Öte yandan, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) madde 3) tüketiciyi şu şekilde tanımlar:
“Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi.”
Bu tanımdan hareketle, bir tüzel kişi tacirin tüketici olarak kabul edilebilmesi için ticari veya mesleki olmayan bir amaçla hareket etmesi gerekir.
Ticari İş ve Tüzel Kişi Tacirler
TTK madde 19 hükmünde tacirlerin borçlarının asıl olarak ticari olduğu vurgulanmıştır. Gerçek kişi tacirlere ilişkin bazı istisnai durumlar ticari iş sayılmayabilir; ancak tüzel kişi tacirlere ilişkin bir istisna öngörülmemiştir.
Bu nedenle, tüzel kişi tacir olan şirketlerin bütün işlemleri ticari iş kapsamında değerlendirilir. Ticari iş kapsamında gerçekleştirilen hukuki işlemler ise TTK hükümlerine tabi olup, uyuşmazlıklar Ticaret Mahkemelerinde çözülmelidir.
Dolayısıyla, ticaret şirketlerinin bütün hukuki ilişkileri ticari faaliyet kapsamında olup, özel hayatlarına ilişkin bir işlem söz konusu değildir. Bu nedenle, şirketlerin gerçekleştirdiği işlemlerle ilgili davalar Tüketici Mahkemeleri yerine Ticaret Mahkemelerinde açılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu İçtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, konuya ilişkin 11.10.2000 tarihli, 2000/19-1255 Esas, 2000/1249 Karar sayılı kararında şu hususları vurgulamıştır:
- “TTK. 18/1 maddesine göre tüm ticaret şirketlerinin tacir sıfatına sahip olduklarında kuşku duymamak gerekir.”
- “Tüzel kişi tacirin barınma, gıda, giyinme ve aile gibi özel insani ihtiyaçları olmadığı için bunların hakiki şahıslar gibi adi borç ilişkileri alanı yoktur. Hele somut olayda olduğu gibi ticaret şirketleri bir ticari işletme işletmiyor olsalar dahi TTK. 18/1 madde gereğince kanunen tacirdirler. Doğrudan ticari amaçla ya da işletmenin iç ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla olup olmadığına bakılmaksızın bütün hukuki ilişkileri ticari faaliyet kapsamında olup özel hayatlarına ilişkin bir işlem söz konusu olamaz.”
- “Tacirin, ticari işletmesiyle ilgili tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranması gerekir. Bu çerçevede, ticari işletmesiyle ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadır. O nedenle tüketiciler için düzenlenen yasa hükümleri kapsamına alınmazlar.”
- “Mahkemece, ticari nitelik taşıyan uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatıyla incelenmesi ve karara bağlanması yasaya aykırıdır.”
Bu içtihatlar, ticaret şirketlerinin hiçbir işleminin tüketici yasaları kapsamında değerlendirilemeyeceğini, tüm hukuki ilişkilerinin ticari faaliyet kapsamında olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Özetle, tüzel kişi tacir konumunda olan şirketler:
- Tüm hukuki işlemlerinde tacir sıfatına sahiptir ve bu işlemler ticari faaliyet kapsamında değerlendirilir.
- Şirketlerin ticari nitelik taşıyan işlemleri için Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemeleri yetkili değildir; uyuşmazlıklar Ticaret Mahkemelerinde çözülmelidir.
- Tüzel kişi tacirin özel hayatına ilişkin insani ihtiyaçları bulunmadığından, tüketici yasaları bu şirketler açısından uygulanamaz.
Bu çerçevede, şirketlerin tüm hukuki ilişkileri ticari işletme bağlamında yürütülür ve ticari mahkemelerce çözümlenir.
Geçmez Hukuk Bürosu