Gaiplik kararı, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan ve kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya uzun süredir kendisinden haber alınamaması durumlarında verilen önemli bir hukuki müessesedir. Bu karar yalnızca kişinin kişisel durumunu değil, aynı zamanda malvarlığı ve borç ilişkilerini de doğrudan etkiler.
Bu yazımızda, hakkında gaiplik kararı verilen kişilerin iflas hukukuna ilişkin durumları ve malvarlığı üzerindeki hukuki işlemlerin nasıl yürütüldüğünü inceleyeceğiz.
Gaiplik Kararı Verilmesi İçin Aranan Süreler
Gaiplik kararı verilebilmesi için belirli sürelerin geçmesi gerekir. Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre:
- Ölüm tehlikesi içinde kaybolma hâlinde, kaybolma tarihinden itibaren en az bir yıl,
- Uzun süredir haber alınamama hâlinde ise, son haber tarihinden itibaren en az beş yıl geçmiş olmalıdır.
Bu sürelerin dolmasından önce yalnızca geçici koruma önlemleri alınabilir. Gaiplik kararı kesinleşmeden, kişinin hukuki kişiliği sona ermez ve malvarlığı üzerindeki mülkiyet hakkı aynen devam eder.
Gaibin Malvarlığının Yönetimi ve Kayyım Atanması
Gaiplik sürecinde kişinin malvarlığı üzerindeki fiili tasarruf yetkisi sınırlanabilir. Bu durumda mahkeme, gaibin menfaatlerini korumak amacıyla bir kayyım atanmasına karar verebilir.
Atanan kayyım, gaibin kanuni temsilcisi sıfatıyla hareket eder ve gaibin malvarlığına ilişkin işlemlerde taraf konumuna gelir. Kayyımın temel görevi, gaibin hak ve menfaatlerini koruyarak, malvarlığının zarara uğramasını önlemektir.
Bu dönemde, gaibin borçları ve alacaklılarıyla ilgili süreçlerde kayyımın varlığı büyük önem taşır. Çünkü gaip fiilen bulunmadığı için, borç ilişkilerinde temsil görevi kayyım aracılığıyla yürütülür.
Gaip Aleyhine İcra Takibi ve Takip Süreci

Gaip aleyhine yapılan icra takiplerinde, takip konusu hâlen gaip kişiye karşı yöneltilmiş sayılır. Ancak gaip kişinin bulunamaması nedeniyle, icra işlemlerinin yürütülmesinde pratik ve hukuki engeller ortaya çıkar.
Bu nedenle, takip açıldığı anda gaibin malvarlığına henüz bir kayyım atanmadıysa, icra dairesi tarafından kayyum atanması beklenmeli ve işlemler kayyumun atanmasından sonra sürdürülmelidir.
Kayyım atandıktan sonra, ödeme emrine itiraz, borca ilişkin açıklama veya iflas talebi gibi önemli hukuki işlemler kayyum tarafından yerine getirilebilir. Bu sayede, gaip kişinin yokluğunda doğabilecek hak kayıpları önlenmiş olur.
Gaibin İflası ve Kayyımın Rolü
İcra ve İflas Kanunu uyarınca, kişinin malvarlığının borca batık olması hâlinde, kendi iflasını isteme hakkı bulunmaktadır. Kural olarak bu hak, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliği taşır. Ancak gaiplik hâlinde kişi bizzat iflasını isteyemeyeceğinden, bu durumda kayyım devreye girer.
Gaibin menfaatini korumak amacıyla, kayyım — kişinin borca batık olduğu tespit edilirse — gaibin iflasını talep edebilir. Bu durum, hem alacaklıların korunması hem de gaibin daha fazla zarara uğramaması için öngörülmüş istisnai bir uygulamadır.
Gaiplik Kararından Sonra Malvarlığının Terekeye Dönüşmesi
Gaiplik kararı verildikten sonra, gaibin kişiliği sona ermiş sayılır ve malvarlığı terekeye dönüşür. Bu durumda, tereke üzerindeki hak ve borçlar mirasçılara geçer.
Dolayısıyla gaip kişi aleyhine yürütülen icra takipleri de artık terekeye yöneltilmiş olur. Bu noktada takip, tereke temsilcisi veya mirasçılar aracılığıyla devam ettirilir.
Mirasçıların iflasa tabi kişiler olması hâlinde, gerekli koşulların varlığı halinde mirasçıların iflası da istenebilir. Böylece gaibin borçları, tereke üzerinden veya mirasçılar aracılığıyla hukuki çözüme kavuşturulur.
Sonuç
Gaiplik kararı, yalnızca kişinin hukuki varlığını değil; malvarlığı, borç ilişkileri ve iflas hukuku bakımından doğuracağı sonuçları da kapsayan geniş bir etkiye sahiptir.
Gaiplik sürecinde malvarlığının korunması amacıyla kayyım atanması, borçların ifası ve olası iflas taleplerinin yürütülmesi açısından hukuki güvenliğin sağlanması büyük önem taşır.
Bu nedenle, hakkında gaiplik kararı verilen kişinin borç ilişkilerinde hem alacaklıların hem de gaibin menfaatlerinin dengelenebilmesi için, süreç boyunca kayyımın aktif ve dikkatli bir şekilde görev yapması gerekmektedir.
Geçmez Hukuk Bürosu