Bir önceki yazımızda Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Gerekçesiyle Boşanma Davası konusundan bahsetmiştik. Bu yazımızda ise evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan sebeplerden ilki olan sosyal şiddet unsurunu ele alacağız.
Evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma davalarında, sosyal şiddet önemli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir. Eşlerin yaşam tarzlarına, kişisel tercih ve özgürlüklerine yapılan müdahaleler, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açabilir. Bu bağlamda sosyal şiddet, evlilik ilişkisinin sağlıklı biçimde sürdürülmesini engelleyen ve taraflar arasında güven, saygı ve sevgi bağlarını zedeleyen bir olgudur.
Sosyal Şiddetin Tanımı ve Hukuki Niteliği
Sosyal şiddet, eşlerden birinin diğer eşin sosyal yaşamına, kişisel tercihlerine, inançlarına ve toplumsal rollerine müdahale etmesi; baskı, kısıtlama ve engelleme yoluyla eşin bireysel haklarını ihlal etmesi olarak tanımlanabilir. Bu tür davranışlar, evlilik birliğinde eşlerin eşitlik, saygı ve özgürlük ilkelerine aykırıdır.
Yargıtay kararlarında da sosyal şiddetin, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesine neden olan ve boşanmayı haklı kılan ciddi bir boşanma sebebi olduğu kabul edilmektedir. Eşlerin birbirine karşı hoşgörü ve saygı göstermemesi, diğerinin sosyal kimliğini ve bireyselliğini yok sayması, evlilik bağının temelden sarsılmasına yol açar.
Sosyal Şiddetin Örnekleri

Giyim ve Kişisel Tercihler Üzerindeki Baskılar
Eşlerin giyim tarzı, inanç ve kültürel değerlerle sıkı sıkıya bağlantılıdır. Bu sebeple, bir eşin diğerine kendi giyim tarzını dayatması ya da başını açması ya da kapatması gibi hususlarda baskı yapması, özgürlüklerin ihlali anlamına gelir. Yargıtay, bu tür davranışların evlilik birliğini sarsan sosyal şiddet kapsamında olduğunu belirtmiştir.
Alkol ve Uyuşturucu Kullanımı
Sürekli alkol veya uyuşturucu kullanımı ve eşin bu maddeleri kullanmaya zorlanması ya da bu durumu engellememesi sosyal şiddetin önemli bir göstergesidir. Bu tür davranışlar, sadece evlilik ilişkisinde değil, aynı zamanda aile sağlığı açısından da ciddi tehdit oluşturmaktadır.
Hobiler ve Kişisel Alışkanlıklar Üzerindeki Kısıtlamalar
Eşin sosyal hayatındaki hobileri, alışkanlıkları ve bireysel aktiviteleri evlilik birliğine zarar verecek şekilde kısıtlanmamalıdır. Örneğin, aşırı düşkünlük ya da tamamen reddetme, taraflardan birinin bireysel özgürlüğüne müdahaledir ve sosyal şiddet olarak değerlendirilebilir.
Tatil ve Sosyal Faaliyetlerde Tek Taraflı Karar Alma
Evlilikte ortak karar alınması esas iken, tatil planları veya sosyal etkinlikler gibi konularda eşlerden birinin tek başına ve diğerinin rızası dışında hareket etmesi, sosyal şiddet kapsamında değerlendirilen davranışlardandır.
Adet, Gelenek ve Kültürel Uygulamalarda Baskı
Evlilikte tarafların birbirinin adet, gelenek ve göreneklerine saygı göstermesi gerekmektedir. Ancak bu hususlarda baskı, dayatma veya eşlerin anlaşmazlığa düşmesi sosyal şiddetin bir türüdür.
Aile Konutunda Misafirlerle İlgili Tutumlar
Aile konutuna gelen misafirlere karşı konuksever davranmamak, eşin sosyal ilişkilerini kısıtlamak veya aşağılamak da sosyal şiddet kapsamındadır.
Dinî Baskı ve Zorlamalar
Diğer eşin inançları doğrultusunda yaşamasını engellemek, dini kuralları istismar ederek baskı yapmak, hatta dini olarak boşandığını ifade ederek manevi baskı kurmak, evlilikte sosyal şiddetin ağır biçimlerindendir.
Eğitim ve Çalışma Hakkının Engellenmesi
Eşin eğitim alma veya çalışma hakkını kısıtlamak, engellemek veya bu hususlarda baskı uygulamak, kişisel gelişimi ve ekonomik bağımsızlığı olumsuz etkileyerek evliliği temelden sarsar.
Yasadışı veya Aykırı Sosyal Faaliyetler
Fal, büyü gibi faaliyetlerle uğraşmak ya da yasadışı bir dini gruba katılmak ve eş üzerinde bu konularda baskı kurmak da sosyal şiddetin örneklerindendir.
Sosyal Şiddetin Evlilik Birliğine Etkileri
Sosyal şiddet, evlilikte tarafların psikolojik sağlığını olumsuz etkiler, güven ve saygıyı zedeler. Bireysel özgürlüklerin kısıtlanması ve sürekli baskı, evlilik birliğinin dayanılmaz hale gelmesine yol açar. Bu durum, boşanma için geçerli bir sebep teşkil eder ve Yargıtay kararlarında da sıkça vurgulanmaktadır.
Sonuç
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan boşanma davalarında, sosyal şiddet önemli bir boşanma nedeni olarak kabul edilmektedir. Eşlerin birbirlerinin sosyal kimliklerine saygı göstermesi, bireysel tercihlere müdahale etmemesi evliliğin sağlıklı sürdürülmesi için zorunludur. Sosyal şiddet unsurlarının varlığı, boşanma davasında güçlü bir delil olarak değerlendirilir.
Comments (2)
Evlilik Birliğinin Sarsılması Gerekçesiyle Boşanma Davası Açılması - Geçmez Hukuk Bürosu | Avukatlık Ve Danışmanlık | İzmir
says Haziran 11, 2025 at 18.33[…] Sosyal ŞiddetEşin sosyal çevresinden koparılması, ailesiyle veya arkadaşlarıyla görüşmesinin engellenmesi gibi izolasyon yaratan davranışlar.(İlgili yazımız için bkz…) […]
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması: Cinsel Şiddetin Hukuki Boyutu - Geçmez Hukuk Bürosu | Avukatlık Ve Danışmanlık | İzmir
says Haziran 11, 2025 at 18.47[…] Sosyal Şiddet […]