Apartman ve site gibi toplu yaşam alanlarında evcil hayvan barındırılması, hayvanseverlerin hakları ile komşuluk hukukundan doğan huzur hakkı arasında hassas bir dengeyi temsil etmektedir. Bu konu, yalnızca etik bir tartışma değil; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile sınırları çizilmiş net bir hukuki zemine dayanmaktadır. Uygulamada yaşanan uyuşmazlıklar; yönetim planının bağlayıcılığı ve “rahatsızlık” kriterinin somut olaya uygulanması çerçevesinde çözümlenmektedir.
1. Kat Mülkiyeti Hukuku ve Yönetim Planının Bağlayıcılığı
Kat mülkiyeti rejiminde ana taşınmazın “anayasası” olarak kabul edilen Yönetim Planı, evcil hayvan barındırılması konusundaki uyuşmazlıkların çözümünde ilk başvurulan hukuki metindir.

1.1. Yönetim Planındaki Açık Yasak Maddesi
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 18. maddesi, kat maliklerine yönetim planına uymayı emretmektedir. Eğer ana taşınmazın tapu sicilinde kayıtlı yönetim planında “Bağımsız bölümlerde ve ortak yerlerde evcil hayvan barındırılamaz” şeklinde kesin bir hüküm varsa, kural olarak bu hüküm tüm malikleri ve kiracıları bağlar. Bu durumda, hayvanın gürültü yapıp yapmadığına bakılmaksızın tahliyesi istenebilir.
1.2. Kat Maliklerinin Karşılıklı Yükümlülükleri
KMK m. 18 uyarınca malikler, bağımsız bölümlerini kullanırken doğruluk kaidelerine uymak ve birbirini rahatsız etmemekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, evcil hayvan sahipleri için hayvanın hijyeninden, gürültü kontrolüne kadar geniş bir sorumluluk yelpazesini beraberinde getirir.
2. Türk Medeni Kanunu ve Komşuluk Hukuku
Yönetim planında açık bir yasak bulunmadığı durumlarda uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 737. maddesinde düzenlenen “komşu hakkı” çerçevesinde değerlendirilir.
2.1. Taşkınlık Kavramı ve Hoş Görülebilir Sınır

TMK m. 737, mülkiyet hakkını kullanan kişinin komşularını olumsuz etkileyecek her türlü taşkınlıktan kaçınması gerektiğini belirtir. Evcil hayvan kaynaklı:
- Süreklilik arz eden yüksek gürültü (havlama, tırmalama vb.),
- Ortak alanlarda hijyen ihlalleri ve yoğun koku,
- Saldırganlık ve güvenlik riski teşkil eden davranışlar,
“Hoş görülebilir sınırın aşılması” olarak kabul edilir. Bu sınırı aşan durumlar, komşuların taşınmazdan yararlanma haklarına tecavüz niteliğindedir.
3. Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümü ve Müdahale Süreçleri
Bir evcil hayvanın tahliyesi veya rahatsızlığın giderilmesi talebiyle açılacak davalarda mahkemeler, kategorik bir yaklaşımdan ziyade ölçülülük ilkesini baz alır.
3.1. Rahatsızlık İddiasının İspatı
Salt “hayvandan hoşlanmama” bir dava sebebi olamaz. Rahatsızlık iddiasında bulunan tarafın; gürültünün desibel sınırlarını aştığını, kokunun tahammül edilemez olduğunu veya ortak alan güvenliğinin tehlikeye girdiğini delillerle (tanık, video kaydı, zabıta tutanağı veya bilirkişi raporu) ispatlaması gerekmektedir.
3.2. Hakimin Müdahalesi
Uyuşmazlık Sulh Hukuk Mahkemesi’ne taşındığında hâkim, somut olayı inceleyerek hayvanın tahliyesine karar verebileceği gibi; hayvanın eğitilmesi, belirli saatlerde dışarı çıkarılması veya gürültü izolasyonu yapılması gibi ara çözümlere de hükmedebilir.
Sıkça Sorulan Sorular

1. Yönetim planında yasak yoksa komşular hayvanımı evden çıkartabilir mi?
Hayır, yönetim planında açık bir yasak maddesi bulunmuyorsa, evcil hayvanın tahliyesi için “katlanılamaz derecede rahatsızlık” verdiği ispatlanmalıdır. Hayvan uslu durduğu ve çevreyi rahatsız etmediği sürece komşuların müdahale hakkı bulunmamaktadır.
2. Belediye veya Valiliğin verdiği “besleme ruhsatı” yönetim planının üstünde midir?
Hayır. İdari makamlardan alınan izinler veya hayvanın kimlik kartı, KMK uyarınca yönetim planındaki “besleme yasağını” ortadan kaldırmaz. Özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki yönetim planı, ana taşınmaz içindeki yaşam kurallarında önceliklidir.
3. Evcil hayvanın çıkardığı gürültü nedeniyle dava açmadan önce ihtar çekmek zorunlu mu?
Hukuki süreçlerin sağlıklı yürütülmesi için öncelikle ilgili kişiye noter kanalıyla veya yazılı olarak bildirimde bulunulması, rahatsızlığın giderilmesi için süre tanınması tavsiye edilir. Bu, davanın samimiyetini ve tarafların iyi niyetini mahkemeye gösteren önemli bir delildir.
4. Sokak hayvanlarının site bahçesinde beslenmesi yasaklanabilir mi?
Ortak alanların kullanım tarzı kat malikleri genel kurulunda karara bağlanır. Eğer genel kurul veya yönetim planı ortak alanda hayvan beslenmesini yasaklamışsa, bu kurala uyulması gerekir. Ancak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun koruyucu hükümleri ve insani mülahazalar çerçevesinde bu yasaklar bazen yargı denetimine tabi tutulabilmektedir.
5. “Sadece rehber köpekler beslenebilir” şeklinde bir ayrım yapılabilir mi?
Engelli bireylere yardımcı olan rehber köpekler, uluslararası sözleşmeler ve insan hakları hukuku gereği genel yasaklardan istisna tutulabilir. Bu tür durumlarda köpeğin bir “ihtiyaç” ve “tıbbi destek” olduğu savunması, yönetim planındaki genel yasakların önüne geçebilmektedir.
6. Hayvanın tahliyesi kararı çıkarsa ne kadar sürede uygulanır?
Mahkeme tahliye kararı verdiğinde, bu kararın icrası için ilgiliye makul bir süre tanınır. Karar kesinleşmeden ve icra dairesince tahliye emri gönderilmeden hayvanın zorla evden çıkarılması hukuken mümkün değildir.
Geçmez Hukuk Bürosu