Limited şirket ortaklarının pay devri işlemleri, çoğu zaman ticari hayatın olağan bir sonucu olarak gündeme gelmektedir. Ancak limited şirkette hisse devri yapılması, devreden ortağın kamu borçlarına ilişkin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır mı? Özellikle vergi borçları ve diğer kamu alacakları bakımından sorumluluğun kapsamı, uygulamada en çok tereddüt edilen konular arasında yer almaktadır.
Bu yazıda, Türk Ticaret Kanunu ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde limited şirketlerde hisse devrinin hukuki sonuçları ile kamu alacaklarından doğan sorumluluk rejimi ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Limited Şirketlerde Kuruluş ve Pay Defteri Düzeni
Limited Şirketin Kuruluşuna İlişkin Yasal Çerçeve
Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 503 ve devamı maddelerinde, limited şirketlerin kuruluşuna ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler kapsamında limited şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, ortakların sorumluluğu esas itibarıyla taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı olan bir sermaye şirketidir.
Pay Defterinin Tutulması Zorunluluğu
TTK’nın 519. maddesi uyarınca limited şirketlerde pay defteri tutulması zorunludur. Pay defterine;
- Ortakların ad ve soyadları,
- Sahip oldukları pay miktarları,
- Sermaye payları için yapılan ödemeler,
- Payların devir ve intikaline ilişkin işlemler,
- Bu hususlarda meydana gelen değişiklikler
kayıt altına alınır. Pay defteri, ortaklık yapısının ve pay sahipliğinin tespiti açısından büyük önem taşımaktadır.
Limited Şirketlerde Hisse Devri ve Hukuki Geçerlilik Şartları
Hisse Devri Nasıl Yapılır?
TTK’nın 520. maddesi uyarınca limited şirketlerde ortaklık payının devri;
- Noter onaylı hisse devir sözleşmesinin düzenlenmesi,
- Ortakların devir işlemine muvafakat etmesi,
- Devir işleminin pay defterine işlenmesi
şartlarının birlikte gerçekleşmesi ile hüküm ve sonuç doğurur.
Bu şartlar yerine getirildiğinde, hisse devri ticaret siciline tescil ve ilan edilmemiş olsa dahi, taraflar bakımından geçerlilik kazanır.
Hisse Devri Sonrası Ortaklık Sıfatı
Usulüne uygun olarak gerçekleştirilen hisse devri ile birlikte devreden ortak, şirketle olan ortaklık bağını kaybeder; devralan kişi ise şirket ortağı sıfatını kazanır. Ancak bu durum, kamu borçları bakımından sorumluluğun tamamen sona erdiği anlamına gelmemektedir.
Limited Şirket Ortaklarının Kamu Borçlarından Sorumluluğu

AATUHK m. 35 Kapsamında Sorumluluk
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un (“AATUHK”) 35. maddesi, limited şirket ortaklarının kamu borçlarından sorumluluğunu açıkça düzenlemiştir. Buna göre;
- Şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından,
- Limited şirket ortakları, sermaye payları oranında doğrudan doğruya sorumlu tutulurlar.
Bu sorumluluk, kamu alacağının şirket malvarlığından tahsil edilememesi halinde devreye girmektedir.
Hisse Devri Halinde Müteselsil Sorumluluk
AATUHK m. 35’e göre, ortağın sermaye payını devretmesi halinde;
- Payı devreden ve devralan kişiler,
- Devir öncesine ait kamu alacaklarının ödenmesinden,
- Müteselsilen sorumlu tutulurlar.
Ayrıca, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı kişiler olması durumunda da, bu kişiler kamu borcundan birlikte sorumlu olmaktadır.
Muaccel Olmayan Kamu Alacakları Bakımından Sorumluluk
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer sorun, devir tarihinden önce tarh ve tahakkuk etmiş ancak henüz muaccel olmamış kamu alacaklarıdır.
Bu durumda;
- Kamu alacağı, hisse devrinden önce doğmuş ise,
- Devralan ortak, borcun henüz muaccel olmadığı yönünde bir def’i ileri süremez,
- Kamu alacağının muaccel hale gelmesiyle birlikte, devralan ortak da sorumluluk altına girer.
Dolayısıyla, hisse devri işlemi, devir tarihinden önce doğan kamu borçları bakımından tek başına bir kurtuluş sağlamaz.
Danıştay Kararı Işığında Değerlendirme
Danıştay 7. Dairesi’nin 27.06.2001 tarihli, 2000/3801 Esas ve 2001/2476 Karar sayılı ilamında şu tespitlere yer verilmiştir:
“Limited şirketteki hissesinin tamamını noter tasdikli hisse devir sözleşmesi ile devrettiği ve bu durumun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanarak tescil ve ilan edildiği hususlarının taraflar arasında ihtilafsız bulunması karşısında, şirketle hiçbir hukuki bağı kalmayan davacı, hisse devrinden sonraki dönemlere ait vergi borçlarından sorumlu tutulamaz.”
Bu karar doğrultusunda, hisse devrinden sonraki dönemlere ait kamu borçları bakımından, devreden ortağın sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmektedir. Ancak bu durum, devir öncesi kamu borçlarını kapsamamaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Limited şirkette hisse devri vergi borcunu ortadan kaldırır mı?
Hayır. Hisse devri, devir öncesine ait kamu borçlarını ortadan kaldırmaz. Devreden ve devralan ortak, bu borçlardan müteselsilen sorumludur.
2. Hisse devri tescil edilmezse geçersiz mi olur?
Hayır. Noter onaylı devir sözleşmesi, ortakların muvafakati ve pay defterine kayıt ile hisse devri geçerlilik kazanır. Tescil ve ilan, üçüncü kişiler bakımından önem taşır.
3. Devirden sonraki dönemlere ait kamu borçlarından eski ortak sorumlu olur mu?
Hayır. Danıştay içtihatlarına göre, devirden sonraki dönemlere ait vergi ve kamu borçlarından devreden ortak sorumlu tutulamaz.
4. Muaccel olmayan kamu borçları bakımından devralan ortağın sorumluluğu var mıdır?
Evet. Kamu alacağı devirden önce doğmuşsa, borcun henüz muaccel olmaması devralan ortağın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç
Limited şirketlerde hisse devri, özel hukuk bakımından ortaklık ilişkisini sona erdirebilse de, kamu borçları açısından geniş kapsamlı bir sorumluluk rejimi öngörülmüştür. Bu nedenle hisse devri öncesinde şirketin kamu borçları yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması, ileride doğabilecek hukuki ve mali risklerin önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Geçmez Hukuk Bürosu