Giriş: Dijital Finans Çağında Hukuki Paradigma Değişimi
Finansal teknolojilerin baş döndürücü bir hızla geliştiği, paranın saniyeler içerisinde sınırlar ötesine taşınabildiği, merkeziyetsiz yapıların (DeFi) geleneksel bankacılık sistemlerine alternatif oluşturduğu bir çağda yaşamaktayız. Bu dijital dönüşüm, ticaretin ve yatırımın doğasını değiştirdiği gibi, suçun ve suç gelirlerinin aklanmasının doğasını da kökten değiştirmiştir. Artık suç örgütleri, elde ettikleri haksız kazançları fiziksel nakit olarak bavullarda taşımak yerine, karmaşık blokzincir ağları üzerinde “mikserler” ve “soğuk cüzdanlar” aracılığıyla saniyeler içinde izini kaybettirebilmektedirler.
Türk Ceza Hukuku sistemi, uzun yıllar boyunca “suçun işlenmesinden sonra delil toplama ve yargılama” mantığı üzerine kurulu klasik tedbirlerle bu yeni nesil suçlarla mücadele etmeye çalışmıştır. Ancak klasik “elkoyma” (seizure) tedbirleri, bürokratik hantallıkları ve yargı kararı gerektiren süreçleri nedeniyle, ışık hızında hareket eden siber suçlar karşısında çoğu zaman yetersiz kalmıştır. Mağdurun şikâyeti, savcının incelemesi, hâkimin kararı ve bu kararın bankaya tebliği arasında geçen süre, dijital varlıkların çoktan başka bir ülkenin yargı yetkisine giren bir sunucuya transfer edilmesi için fazlasıyla yeterli olmaktaydı.
İşte bu “hız açığını” kapatmak ve mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla, kanun koyucu radikal bir adım atarak 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’u yürürlüğe koymuştur. Bu kanun paketiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) eklenen 128/A maddesi, hukuk sistemimizde daha önce benzeri görülmemiş bir “önleyici idari/adli tedbir” mekanizması ihdas etmiştir.
Bu kapsamlı rapor, SenGecmezHukuk.com okurları için, CMK 128/A maddesinin getirdiği “işlemlerin askıya alınması” ve “elkoyma” rejimini en ince detaylarına kadar analiz etmek, bankalar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları (KVHS) üzerindeki etkilerini tartışmak, mağdurlar ve şüpheliler için hukuki yol haritaları sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Raporumuzda, sadece kanun metninin lafzı değil, uygulamanın ruhu, olası senaryolar ve stratejik hukuki hamleler de derinlemesine irdelenecektir.
Bölüm 1: Yasal Çerçeve ve Mevzuatın Gerekçesi
1.1. 7571 Sayılı Kanun ve Yürürlük Süreci
Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” tartışmalarıyla gündeme gelen ve dijital suçlarla mücadelede devletin elini güçlendirmeyi hedefleyen 7571 sayılı Kanun, 24 Aralık 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve hemen ertesi gün 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun, sadece CMK’da değil, TCK, İcra İflas Kanunu ve Avukatlık Kanunu gibi temel metinlerde de değişiklikler içermekle birlikte, finansal piyasaları en derinden etkileyen düzenleme şüphesiz CMK 128/A maddesidir.
Bu düzenlemenin temel felsefesi, “suç gelirinin hareket kabiliyetini sıfıra indirmek” olarak özetlenebilir. Kanun koyucu, suç gelirinin elde edildiği anda dondurulmasını, yargılama bitmeden mağdura iade edilmesini ve böylece suçun cazibesinin azaltılmasını hedeflemiştir.
1.2. CMK 128 ve CMK 128/A Arasındaki Yapısal Farklar
Hukukçular ve vatandaşlar tarafından sıklıkla karıştırılan, ancak aralarında dağlar kadar fark bulunan CMK 128 (Genel Elkoyma) ile yeni gelen CMK 128/A (Bilişim Suçlarında Askıya Alma/Elkoyma) maddelerinin karşılaştırmalı analizi, yeni düzenlemenin devrim niteliğini anlamak için elzemdir.
| Karşılaştırma Kriteri | CMK 128 (Klasik Elkoyma) | CMK 128/A (Yeni Düzenleme) |
| Tedbirin Konusu | Taşınmazlar, hak ve alacaklar, şirket yönetimi, genel banka hesapları. | Bilişim suçlarına konu banka hesapları, ödeme hesapları ve kripto varlıklar. |
| Başlatıcı Merci | Cumhuriyet Savcısı talebi üzerine Hâkim kararı. | Re’sen Banka/KVHS (İlk 48 saat), sonrasında Savcı/Hâkim. |
| Hız Faktörü | Karar alma süreci günler/haftalar sürebilir. | Dakikalar içinde (Otomatik/Yazılımsal Müdahale). |
| Şüphe Standardı | Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe. | Makul Şüphe (Reasonable Suspicion). |
| Uygulama Süresi | Süresiz (Dava sonuna kadar). | Maksimum 48 saat (Askıya alma) + Yargı kararıyla devam. |
| Sorumluluk Rejimi | Hatalı işlemde Devletin tazminat sorumluluğu (CMK 141). | Hizmet Sağlayıcının (Banka/Borsa) Hukuki/Cezai Sorumsuzluğu. |
| İade Süreci | Genellikle hüküm kesinleştikten sonra. | Soruşturma aşamasında mağdura doğrudan iade imkanı. |
Yukarıdaki tablodan anlaşılacağı üzere, CMK 128/A, yetkiyi yargı organlarından alıp kısmen özel hukuk tüzel kişilerine (bankalar ve kripto borsalarına) devreden hibrit bir model öngörmektedir. Bu, anglo-sakson hukukundaki “Suspicious Activity Report” (SAR) sonrası otomatik dondurma yetkilerine benzeyen, ancak Türk Hukuku için oldukça yeni bir yaklaşımdır.
1.3. Kapsama Giren “Katalog Suçlar”
CMK 128/A, her türlü suç şüphesinde kullanılabilecek genel bir yetki değildir. Kanun koyucu, bu olağanüstü yetkiyi, doğası gereği hızlı müdahale gerektiren ve genellikle “izsiz” (faceless) gerçekleştirilen bilişim odaklı malvarlığı suçlarıyla sınırlamıştır. Bu suçlar şunlardır :
- Nitelikli Hırsızlık (TCK Madde 142): Özellikle bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen hırsızlıklar. Örneğin, bir kişinin internet bankacılığı şifresinin kırılarak hesabının boşaltılması veya bir kripto cüzdanının “private key”inin çalınması.
- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK Madde 158): Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık suçları. Phishing (oltalama) saldırıları, sahte yatırım siteleri (pig butchering scams), sahte kripto para projeleri (rug pull) bu kapsamdadır.
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK Madde 245): Başkasına ait bir banka veya kredi kartının, rızası dışında kullanılarak menfaat sağlanması. Çalıntı kart bilgileriyle (CC) kripto para alınması en yaygın örnektir.
Önemli bir not olarak; terörün finansmanı veya uyuşturucu ticareti gibi suçlar bu maddenin doğrudan kapsamında sayılmamış olsa da, bu suçlardan elde edilen gelirlerin aklanması sürecinde genellikle yukarıdaki suç tipleriyle kesişen yöntemler kullanıldığından, dolaylı olarak uygulama alanı bulabilecektir. Ancak maddenin asıl hedefi, vatandaşı doğrudan mağdur eden siber mali suçlardır.
Bölüm 2: “İşlemlerin Askıya Alınması” (Suspension) Mekanizması
2.1. Kavramsal Çerçeve: Bloke mi, Askıya Alma mı?
Kanun metninde “işlemlerin askıya alınması” terimi tercih edilmiştir. Halk arasında ve bankacılık pratiğinde “bloke” olarak adlandırılan bu işlem, hukuki niteliği itibariyle “geçici bir durdurma” işlemidir. Askıya alma, mülkiyetin kamuya geçmesi demek değildir. Sadece malikin, o varlık üzerindeki tasarruf yetkisinin (kullanma, harcama, transfer etme) geçici bir süreyle kısıtlanmasıdır. CMK 128/A ile getirilen askıya alma yetkisi, 48 saat ile sınırlı bir “şok müdahale” yetkisidir. Bu süre, adli makamların olaya dahil olabilmesi için kazandırılan bir zamandır.
2.2. “Makul Şüphe” Standardı ve Uygulama Zorlukları
Kanunun en kritik noktası, bankalara ve kripto borsalarına “makul şüphe” (reasonable suspicion) durumunda re’sen harekete geçme yetkisi vermesidir. Peki, bir algoritma veya bir uyum personeli (compliance officer) için makul şüphe nedir? Hukukumuzda makul şüphe; hayatın olağan akışına aykırı, mantıklı bir açıklaması olmayan, suçla ilişkili olduğuna dair emareler barındıran durumdur. Kripto varlık ekosisteminde makul şüphe kriterleri şunlar olabilir:
- Anormal Hacim: Asgari ücretle çalışan bir kişinin hesabına aniden milyonlarca liralık giriş olması ve bunun dakikalar içinde 10 farklı hesaba dağıtılması.
- Karmaşık Transfer Örüntüleri (Structuring): 50.000 TL limitine takılmamak için 49.000 TL’lik ardışık 20 işlem yapılması.
- Riskli Adreslerle Etkileşim: Daha önce “hack” olaylarına karışmış veya “Dark Web” ile ilişkili olduğu bilinen cüzdan adreslerinden transfer gelmesi.
- Coğrafi Anomaliler: Hesabın, müşterinin yaşadığı yerle ilgisiz, riskli yargı bölgelerinden (örneğin Kuzey Kore veya yaptırım uygulanan ülkeler) yönetilmesi.
Bu kriterlerin varlığı halinde, hizmet sağlayıcı hiçbir mahkeme kararı beklemeden işlemi durdurabilir. Bu durum, “False Positive” (Yanlış Pozitif) riskini doğurur. Yani tamamen yasal bir ticari işlem, algoritmalar tarafından şüpheli bulunarak dondurulabilir. Kanun koyucu bu riski öngörmüş, ancak suçla mücadelenin etkinliği adına bu riski “kabul edilebilir” bulmuştur.
2.3. Kurumsal Sorumsuzluk (Immunity) İlkesi
Bankalar ve kripto borsaları, normal şartlarda müşterilerinin talimatlarını yerine getirmekle yükümlüdür. Haksız yere bir işlemi durdurmaları halinde, müşterinin uğradığı ticari zararı (örneğin vadesi gelen bir borcun ödenememesi nedeniyle temerrüde düşülmesi) tazmin etmek zorunda kalabilirler. Bu risk, kurumların şüpheli işlemlere müdahale etmekte çekingen davranmasına neden olmaktaydı.
7571 sayılı Kanun, bu çekingenliği ortadan kaldırmak için “Ceza ve Hukuki Sorumsuzluk” zırhı getirmiştir. Maddeye göre, CMK 128/A kapsamındaki yetkilerini (askıya alma, bildirme) kullanan hizmet sağlayıcıların, bu işlemlerinden dolayı hukuki ve cezai sorumluluğu doğmaz. Bu madde, bankaların elini inanılmaz derecede güçlendirmiştir. Bir banka, “makul şüphe duydum” diyerek hesabı dondurduğunda, müşteri “neden dondurdun, beni zarara uğrattın” diye tazminat davası açsa bile, banka bu kanun maddesini kalkan olarak kullanabilecektir. Bu durum, vatandaş açısından “keyfi uygulama” riskini artırsa da, suçla mücadele perspektifinden bakıldığında kurumların “proaktif” davranmasını sağlamaktadır.
2.4. Zincirleme Bildirim ve Takip (Chain Reaction)
Suç gelirleri asla tek bir yerde durmaz. Dolandırıcılar, parayı “layering” (katmanlama) denilen yöntemle hızla dağıtırlar. Örnek Senaryo:
- Mağdurun hesabından çalınan 1 Milyon TL, Banka A’ya gelir.
- Dolandırıcı bunu 10 dakika içinde Kripto Borsası B’ye atar.
- Borsada USDT’ye çevirip Soğuk Cüzdan C’ye çeker.
Eski sistemde, savcı Banka A’ya yazı yazdığında para çoktan gitmiş olurdu. CMK 128/A ile gelen yenilik şudur: Banka A, paranın Kripto Borsası B’ye gittiğini görürse, sadece savcıya değil, aynı zamanda Kripto Borsası B’ye de bildirimde bulunmak zorundadır. Bu bildirim üzerine Kripto Borsası B, parayı kendi havuzunda askıya almakla yükümlüdür. Bu mekanizma, finansal kuruluşlar arasında “suç gelirini kovalayan” bir iletişim ağı kurulmasını zorunlu kılmaktadır.
Bölüm 3: Hizmet Sağlayıcıların (Banka ve KVHS) Yükümlülükleri ve Cezalar
3.1. Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları (KVHS) Kimlerdir?
Kanun metninde geçen “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcı” ibaresi, SPK düzenlemeleriyle de uyumlu olarak, Türkiye’de yerleşik veya Türkiye’de faaliyet gösteren merkezi borsaları (Centralized Exchanges – CEX) kapsamaktadır. Paribu, BtcTurk, Binance TR gibi platformlar bu kanunun doğrudan muhatabıdır. Ancak, merkeziyetsiz borsalar (DEX) veya kişisel cüzdanlar (MetaMask, Ledger) üzerinde bir merkezi otorite bulunmadığından, bu varlıklara teknik olarak “askıya alma” işlemi uygulanamaz. Kanun, ulaşabildiği (düzenlenmiş) alanı kontrol altına almayı hedeflemektedir.
3.2. Bilgi ve Belge Verme Zorunluluğu (10 Gün Kuralı)
Soruşturma veya kovuşturma makamları (Savcı/Hâkim), bir suçla ilgili iz sürerken bankalardan veya borsalardan bilgi talep ettiğinde, bu talebin karşılanması çoğu zaman haftalar sürebilmekteydi. CMK 128/A bu süreyi netleştirmiş ve “on gün” olarak belirlemiştir. İstenilen bilgi veya belgelerin (IP logları, KYC belgeleri, işlem dökümleri) 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. Elektronik ortam vurgusu önemlidir; artık KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) veya UYAP entegrasyonları üzerinden anlık veri akışı yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.
3.3. İdari Para Cezaları: Caydırıcılık Tartışması
Kanun, yükümlülüklerini yerine getirmeyen (bilgi vermeyen, geç veren veya eksik veren) hizmet sağlayıcılara 50.000 Türk Lirasından 300.000 Türk Lirasına kadar idari para cezası öngörmektedir. Bu meblağlar, milyarlarca liralık hacme sahip bankalar ve borsalar için “çerez parası” niteliğinde görülebilir. Ancak burada asıl yaptırım “maddi” değil, “itibari” ve “lisans” riskidir. Sürekli ceza yiyen bir kurum, MASAK ve SPK nezdinde “riskli kurum” kategorisine girecek ve faaliyet izinlerinin iptaline kadar giden bir sürece maruz kalabilecektir. Dolayısıyla uyum departmanlarının bu maddeyi ciddiye alması şarttır.
Bölüm 4: Yargısal Süreç ve Süre Yönetimi
CMK 128/A süreci, saniyelerle yarışan bir zaman yönetimi gerektirir. Süreç akışı şu şekildedir:
Aşama 1: Re’sen Askıya Alma (İlk 0-48 Saat)
Banka veya Borsa, şüpheli işlemi tespit eder etmez hesabı askıya alır. Bu andan itibaren kronometre çalışmaya başlar. Kurum, derhal (gecikmeksizin) durumu Cumhuriyet Başsavcılığına ve hesap sahibine bildirir.
Aşama 2: Savcılık İncelemesi (24 Saat)
Bildirimi alan Cumhuriyet Savcısı, konuyu incelemek zorundadır. Savcı, bankanın şüphesini yerinde bulursa “Elkoyma Kararı” verir. Eğer şüpheyi yersiz bulursa tedbiri kaldırır. Savcı bu kararını en geç 24 saat içinde vermek durumundadır. Eğer savcı 24 saat içinde bir karar vermezse veya “devam” demezse, askıya alma işlemi kendiliğinden kalkar.
Aşama 3: Hâkim Onayı (24 + 48 Saat)
Savcı elkoyma kararı verirse, bu karar nihai değildir. Hukuk devleti ilkesi gereği mülkiyet hakkına müdahale ancak hâkim kararıyla olur. Savcı, kararını 24 saat içinde Hâkim onayına sunar. Hâkim, dosyayı inceleyerek en geç 48 saat içinde kararını açıklar.
- Onay: Elkoyma kesinleşir. Varlıklar adli emanet mantığıyla dondurulmaya devam eder.
- Ret: Elkoyma kalkar, varlıklar serbest kalır.
- Sessizlik: Hâkim 48 saat içinde karar vermezse, tedbir kendiliğinden hükümsüz kalır.
Bu sıkı süreler, keyfi ve uzun süreli “durdurmaların” önüne geçmek için konulmuş en önemli güvencedir. Ancak hafta sonları, adli tatiller veya nöbetçi mahkemelerin yoğunluğu gibi pratik sorunların bu süreleri nasıl etkileyeceği uygulama ile görülecektir.
Bölüm 5: İtiraz ve Hukuki Çareler: Ne Yapılmalı?
Bir sabah uyandınız ve banka hesabınızın veya kripto cüzdanınızın dondurulduğunu gördünüz. Ne yapmalısınız?
5.1. İtiraz Hakkı ve Süreci
Hesap sahibi, hesabına bloke konulduğunu öğrendiği andan itibaren Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz etme hakkına sahiptir. Kanun, bu itirazın da savcılık tarafından 24 saat içinde değerlendirilip karara bağlanmasını emreder. Bu, Türk hukukundaki en hızlı itiraz mekanizmalarından biridir. Normalde sulh ceza hâkimliğine yapılan itirazlar haftalarca bekleyebilirken, burada 24 saat kuralı getirilmesi, ticari hayatın akışını durdurmamak adına önemlidir.
5.2. İtiraz Dilekçesinde Bulunması Gerekenler
SenGecmezHukuk.com uzmanlarının tavsiyesine göre, etkili bir itiraz dilekçesi şunları içermelidir:
- İşlemin Ticari Temeli: Gelen paranın bir mal veya hizmet satışı karşılığı olduğu (fatura, sözleşme, irsaliye).
- İyiniyet İddiası: Parayı gönderen kişinin suçla ilişkisinin bilinmediği, işlemin piyasa koşullarına uygun olduğu.
- Kripto P2P Kanıtları: Eğer işlem kripto satışı ise; Binance/Borsa işlem geçmişi, alıcı ile yapılan konuşma kayıtları (chat logs), işlem eşleşme ekran görüntüleri.
- Orantılılık İlkesi: Hesabın tamamına değil, sadece şüpheli tutara bloke konulması gerektiği talebi.
5.3. P2P (Eşten Eşe) Kripto Ticareti Yapanlar İçin Kritik Uyarılar
Düzenlemeden en çok etkilenecek grup, P2P arbitrajı yapanlardır. Senaryo: Siz USDT satıyorsunuz. Karşı taraf size bankadan TL gönderiyor. Ancak gönderdiği TL, az önce bir başkasının hesabından “hack” yoluyla çalınmış para. Banka bu parayı tespit edip bloke koyduğunda, sizin hesabınız “suç gelirini aklayan hesap” muamelesi görür. Savunma Stratejisi: TCK’da “suç eşyasının satın alınması” veya “aklama” suçlarında kasıt aranır. Sizin, paranın çalıntı olduğunu bilmediğinizi ispatlamanız gerekir. P2P platformlarının (Binance P2P vb.) “KYC” (Müşteri Tanıma) süreçlerinden geçmiş kullanıcılarla işlem yaptığınızı ve platform kurallarına uyduğunuzu belgelemek, “iyiniyetli üçüncü kişi” savunması için kritiktir.
Bölüm 6: Mağdurlar İçin Yeni Dönem: Hızlı İade
CMK 128/A’nın en devrimci yönü, dolandırıcılık mağdurlarına yöneliktir. Eski sistemde, dolandırılan kişinin parasını geri alabilmesi için davanın bitmesi (3-5 yıl) ve hükmün kesinleşmesi gerekirdi. Yeni düzenleme ile; “Soruşturma veya kovuşturma aşamasında, elkonulan varlığın suçtan elde edildiğinin ve mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde” bu varlıkların mağdura iadesine karar verilebilir. Bu hüküm, özellikle “rug pull” veya “borsa hack” olaylarında, fonların borsada dondurulması durumunda, mağdurların yıllarca beklemeden paralarına kavuşabilmesinin önünü açmaktadır. Hâkim, bilirkişi raporuyla paranın izini sürdürebiliyorsa (blockchain analizi ile bu mümkündür), iade kararı verebilecektir.
Bölüm 7: Kripto Varlıkların Teknik Doğası ve Uygulama Sınırları
7.1. Blokzincir Analizi ve İz Sürme
Hukukçuların ve savcıların artık “Blockchain Explorer” okumayı öğrenmesi gereken bir döneme giriyoruz. CMK 128/A’nın etkin uygulanabilmesi için, adli kolluk birimlerinin “Chainalysis”, “Elliptic” gibi profesyonel araçları kullanarak fon akışını görselleştirmesi şarttır. Bir kripto varlığın “suçtan elde edildiğini” ispatlamak için, onun “tainted” (kirlenmiş) bir adresten geldiğinin matematiksel kesinlikle ortaya konması gerekir.
7.2. Stablecoinler ve Dondurma Yetkisi
Tether (USDT) veya USD Coin (USDC) gibi merkezi stablecoin ihraççıları, teknik olarak akıllı kontrat seviyesinde adresleri “kara listeye” (blacklist) alma yetkisine sahiptir. Türk yargı makamları, CMK 128/A kapsamında verdikleri kararları uluslararası istinabe (adli yardımlaşma) beklemeden doğrudan Tether şirketi ile paylaşarak, ilgili adreslerin dondurulmasını talep edebilirler. Bu, uluslararası hukukta gri bir alan olsa da, pratikte Tether’in suç gelirlerine karşı işbirliği yaptığı bilinmektedir.
7.3. Gizlilik Coinleri ve Mikserler
Monero (XMR) veya Tornado Cash gibi yapıların kullanılması durumunda, CMK 128/A’nın “iz sürme” ve “askıya alma” kabiliyeti teknik olarak imkansız hale gelir. Kanun, ancak fonlar merkezi bir borsaya (CEX) girdiği anda devreye girebilir. Bu nedenle, suçluların tamamen DeFi ve Privacy Coin ekosistemine kayması, bu kanunun uzun vadeli en büyük handikabıdır.
Bölüm 8: Sonuç ve Gelecek Projeksiyonu
7571 sayılı Kanun ve CMK 128/A, Türk hukukunun dijital çağa adaptasyonunda atılmış en cesur adımdır. Devlet, “takip eden” pozisyonundan “önleyen” pozisyonuna geçmiştir. Bu düzenleme, siber suçlarla mücadelede caydırıcılığı artıracak, mağduriyetleri azaltacaktır. Ancak, “sorumsuzluk zırhı” giydirilmiş finansal kuruluşların aşırı defansif davranarak masum vatandaşların hesaplarını dondurması riski, sürecin en büyük yan etkisidir. Önümüzdeki dönemde, banka blokeleri nedeniyle mağdur olan tacirlerin açacağı davalar ve “makul şüphe” kavramının sınırlarını çizecek Yargıtay kararları, bu kanunun gerçek sınırlarını belirleyecektir.
GecmezHukuk.com olarak tavsiyemiz; dijital varlıklarınızı yönetirken şeffaflıktan ödün vermemeniz, kayıt tutmanız ve olası bir blokaj durumunda “ilk 24 saat” içinde profesyonel hukuki destek alarak sürece müdahil olmanızdır. Unutmayın, dijital dünyada hız, adaletin en önemli bileşenidir.
Veri Tabloları ve İstatistiksel Analiz
Aşağıdaki tablo, Türkiye’de siber suç mağduriyetlerinin seyrini ve yeni kanunun olası etkilerini projeksiyon olarak sunmaktadır.
| Gösterge | Eski Düzenleme Dönemi | CMK 128/A Dönemi (Tahmini) |
| Ortalama Blokaj Süresi | 5 – 15 Gün | 10 Dakika – 48 Saat |
| Varlık Kurtarma Oranı | %5 – %8 | %35 – %50 |
| İşlem Maliyeti (Adli) | Yüksek (Posta, tebligat) | Düşük (KEP/UYAP Entegrasyonu) |
| Hatalı Blokaj Riski | Düşük | Yüksek (Otomasyon kaynaklı) |
| Kurumsal Uyum Maliyeti | Orta | Çok Yüksek |
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
S: Banka hesabım donduruldu, ne kadar sürer? C: Banka re’sen dondurduysa en fazla 48 saat sürer. Bu süre içinde savcılık kararı gelmezse açılmak zorundadır. Ancak savcı veya MASAK kararı varsa, soruşturma bitene kadar sürebilir.
S: Kripto borsasındaki hesabım kapatıldı, paramı alabilir miyim? C: Hesabınız “suç geliri aklama” şüphesiyle kapatıldıysa, suçsuzluğunuzu ispatlayana kadar paranızı çekemezsiniz. Ancak borsanın keyfi kapatması ise, Tüketici Mahkemesi veya Arabuluculuk yoluyla hak aranabilir. CMK 128/A kapsamında ise savcılığa itiraz etmelisiniz.
S: P2P işlem yaptım, karşı taraf dolandırıcı çıktı. Ben suçlu muyum? C: TCK’ya göre kastınızın olması gerekir. Bilmeden yaptıysanız suçlu olmazsınız ancak hesabınızdaki paraya “suç eşyası” olarak el konulabilir. “İyiniyetli üçüncü kişi” olduğunuzu ispatlamanız gerekir.
(Bu rapor, GecmezHukuk.com okurları için uzman hukuk yazarı tarafından, yürürlükteki 7571 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat verilerine dayanılarak hazırlanmıştır. Hukuki tavsiye niteliğinde değildir, bilgilendirme amaçlıdır.)
Bu değişiklik, 2025 tarihli 7571 Sayılı Kanun (11. Yargı Paketi) ile gelen yeniliklerden sadece biridir. Paketin tamamını ve diğer tüm değişiklikleri incelemek için [2025 Yargı Paketi Ana Rehberi] yazımızı okuyabilirsiniz.